Ateş Böceği
Gördüm seni ateş böceği.
Ellerim saçlarımdayken,
yüreğim gecedeyken duydum çığlığını.
Yalnızlığın benimkinden çoktu.
Anladım seni.
Sesini tanıdım, benimkine benzeyen.
Yalpa vurmayasın diye tutunduğun geceyi gördüm.
Nöbetçiydi yüreğim karanlıkta.
Yoldaş olmaktı görevi.
Dost omuzu uzatmaktı, işi.
Bunun için gezerdi
yıldızı olmayan
en koyu mavide.
Dosttum ben, aşktan öte.
Dost yarası onaran,
yürek kanadığında devasını cebinde taşıyan.
Aptala, abdalmışcasına davranan erdemli,
karanlığı aydınlatan sen,
sen ateş böceği, gördüm seni.
Hüzün ve daralmışlık çoğaldığında,
hani çıkmaz sokaklardan birinde
sıkışır kalır ya insan.
Çatar kaşlarını da uzunca bir soluk alır ya çaresiz.
İşte orada yüzüne açılan bir kapıdadır umut,
aydınlık oradadır.
Savaşın, barışın, anlaşmaların bittiği noktada
Yüreğimin sesi var portede dizili.
Geceye uzanıp tutamazsam ışığını,
aydınlığınla bana gel
bana dokun
ateş böceği.
Tebrikler, sabah sabah hoş dizeler okuttunuz.