Bir Yastıkta Kocadığım Sensizlik
senin için söylenecek her şeyi söyledim dediğimde
aklıma hücum ediyor milyonlarca şey
ne çok şeydin sen
ah ne çok...
kar topladım güneşle
ocakta gemiler yaktım
üşüyen avuçlarımızda
ısındıkça eriyen
bir kar tanesinin çaresizliğiyle
ucu yanık mektuplar yolladım sana
sevgililer gününde
kardelenlerin gülüşüyle
her mart ağrılandı satırlarım
bahar bekleyişlerinde
başım döne döne
sonu yazılmamış öykülere
düşünceler kanattım
sarhoş gece nöbetlerinde
devrile devrile
nisanda yağmurlarla döküldüm avuçlarına
gözyaşlarımı gözlerinle buluşturdu bulutlar
sessiz çığlıklarım vurdu ayaklarına
dalga dalga
mayısta coştum
çağrı makamında aşk şarkılarıyla
papatyalar topladım hikayemize
bembeyaz...
haziranlar ördüm saçlarıma
benden kalan siyahlarla
hasret rüzgarlarında dalgalanırken
doğum günü hediyesi bıraktı yıllar
beyaz duvaklı kelebek kanatlarında
temmuzda kırmızı akşamlar okşadım saçlarında
denizleri gözlerime diktim bir kez daha
çöllerde susuz
yanlızlık örtüsünün altında nefessiz
özlemini nakışladım yıldızlara
ağustos böceklerinin çığlıklarıyla
eylülde sarı yapraklar döşedim gittiğin yollara
her yaprak bir parçamı savurdu şehrine
unutulmuşluğun çığlığında
yeni yollar çizmeye çalıştım gidişine
yeni anlamlar
yeni bir son
ve her eylül
yeniden başladım sana...
ekimde mavi akıttım gökkuşağına
yaşama direnciyle
inançlarımın meskun zindanlarında
umutlar damıttım aşka dair
hep seni diledim
kışa gebe satırlarda
kasımpatların
dikbaşlı ve rengarenk inatçılığıyla
yeni bir yıla hazırlanırken zaman
hep sana araladım kapımı...
senin için söylenecek her sözü söyledim dediğimde
aklıma hücum edip milyonlarca kelime
kalemi elimden kapan düşüncelerimde
hep sana
hep seni
ve hep sana söyleyişlerini izledim
zamanın çaresizliği doladığı kirpiklerimden süzülen
bütün mevsimlerin yorgun bakışlarıyla...
ne iyi bir son yazabildim ikimize
ne yeni bir öyküye başlayabildim
bana aşıladığın aşkla
bağışıklanmış yüreğimden
seni içimden atıp
sevemedim yeniden
kapat
aşkın açık kalan gözlerini...
ölüyorum artık sevgili
gözlerinin gece mavisinde son kez vurularak
el sallayacağım sana tüm mevsimlerde
göğsüme taktığın yalnızlık madalyonu
ve bir yastıkta kocadığım sensizlikle
hoşçakal...
imrendirici sahi, bir o kadar - hayıflanmadım - desem yalan söylemiş olağım
özgün ve soyismin misali özgür olan gürül gürül yüreğine
...sevgimle
Ercan //
..dönence bir yılın içine savrulmuştu özleme ağıtsal sözleri ummak isteyişlerde umarsızdı bekleyişleri belki yapılacak en iyi şey 'hoşçakal' diyerek gitmekti teşekkürler dilek hanım..tebrikler...
"ucu yanık mektuplar yolladım sana sevgililer gününde kardelenlerin gülüşüyle"
Her dizesinde özlem, sevgi ve gözyaşıyla yıkanmış lirizm. Ne mutlu bunu yaşayabilene bu ömürde ve okura yaşatabilen usta kaleme... Saygıyla.
ustaca dökülen harika dizeler dört mvesim değil beş mevsim kadar güzeldi 👍TEBRİKLER....🤐 sevgiler👧