Monotonlaşan Sığ Geceler
Kasıtlı yapılmış gibi.
Yastığıma yüz oluyor kızıl saçların,
Başımı koyup incitirim korkusuyla
uyuyamıyorum bu yüzden.
Ve rüyalara dalıp
anımsayamıyorum seni en derinden.
Ardı arkası kesilmeyen,
Seraplar düşüyor çoğalan yokluğunla gözümden.
Dokunamıyorum artık
yüreğime 'Sen yerim'den.
İhmal edilen ihtimallerin
vicdan muhasebesi yapılıyor içimde.
Sorgular bitmek bilmiyor nedense.
Eksiliyorum Sen'den,
eskitilen duygularımın arşive kaldırılışıyla.
Prangalayamıyorum,
"gitme" diyememelerin pişmanlığını dilimin şakağında.
Baykuşlarla konuşuyorum
sabaha gebe olmayan gecelerde,
Telefonumun sessizliğe yar olması nedeniyle,
Penceremin güvertesinde...
Odamı dolduran anason kokusunda arıyorum tenini.
Kaybediliyorum bir an 'Sen' dolambaçlarında.
Sonra,
boşalan kadehlerin dip köşelerinde buluyorum kendimi.
Durduramıyorum,
hazanın renklerine bürünmüş gözlerimi.
Sokağa atıyorum kendimi zelzeleden kaçar gibi.
Şehrin matlığında demliyorum Sen'liğimi.
Anılarımı eşeliyorum,
kül ettiğin Biz'lerde arıyorum kimliğimi.
Yalpalayarak geride bırakıyorum tek tek kaldırımları.
Hıçkırışlarımla uyanıyor,
'Biz' geçmeyeli yosun tutmuş şehrimin duvarları.
Hep kırmızı yanıyor bulvarımın trafik ışıkları
Seni hatırlamam adına durduruyor zamanı.
Akabinde gözlerim yeşile dönüyor sadece
Işıklar olduğu yerde sayıyor öylece
Elaya su değince yeşile çalarmış ispatlıyorum böylece.
Eski güzelliğini andırıyor mu gözlerim, meçhul tabiki 🙂 Vakit ayırıp naçizane yorumlarınızı eksik etmediğiniz için teşekkür ederim Üstad'ım... Saygılarımla.
..duygu yoğun anımda okudum 'gözyaşını' gördüm mısraların şiirinin mavisiliğinde sildiği sevinçten nemdi artık gökhancım teşekkür ederim..gözlerinin rengini de öğrenmiş oldum..tebriğim çokçadır şiire...
Onur verdiniz Üstad'ım... Teşekkürlerimi sunuyorum.
Elaya su değince yeşile çalarmış ispatlıyorum böylece
gökhan demir iyi şiirler yazıyor,
okuyorum
sevgiyle kalın...