Mor Begonvil'ler Sokağı
Sesinde buruk bir heyecan...
Mor Begonvil'ler düştü sokağına az önce,
Duyuyor musun?
Karanlıkmısın? gece gibi,
Issızlığın sesi doldu mu gözbebeklerine?
Yarım bıraktığım kadehler gibi....
Sen koca adam....deli çocuk,
Gizemlisin dedin.
İçimde seni sakladığımdandı,
bilmemelisin.
Mor elbisemi,
sandıklara kaldıracağım,
eski zaman aşkları gibi.
Belki bir gün,
belki bir gün,
seni göreceğim.....
Deli rüzgardan,
bir zaman aralığından,
çaldık bizi birbirimizden.
Ve kenetlendi ellerimiz,
ve yıldırım düştü ayrılığa,
ilerisi yok sevgili....
....
Alaca kapılı akşamlardan,şarkı söyle,
Issız sessiz sokaklardan,bir daha geç.
Beni ilk kez görmüş gibi,
Güneşi teninde hissetmiş gibi.
Mor Begonviller,sokağına düştüğü an
beni hatırla.......
Sana hoşça kal demedim,
biz ayrılıktık sevgili.
Son kez duymasaydım sesini,
Gözlerini yanıma almazdım,
uykusuz gecelerimde gör diye....
Düşler sokağındasın biliyorum,
Sardunyalı beyaz penceredesin.
Günlerce dolaştım sevdanın kucağında,
An kadar yakın,yıl kadar uzaktın.....
Seni bir bebeğin gözleri gibi,
Seni bir annenin çocuğunu sevdiği gibi,
Seni kadın gibi sevdim......
Gece ellerimde susuyor,
güz rüzgarları doluyor kadehime.
Telefonunu bekliyorum aramıyorsun,
hastaydın,söylemiyorsun.
Sen memleketimin deniz kokulu kasabasındasın,
ben kayıp bir gemi.
Yoksun,
Yoksun........
Serseriyim dedin,
Serserimdin.....
İçinden geçen yelkenli'yi,
ellerinde'ki özlemi
Sağnak yağmurlar gibi yağdırdın üzerime,
yüreğimde iz gibisin......
Savruldum kıyıya,
vurgun yemiş balık gibi.
Aklım seni yazıyor,
dalgalarım yüreğine vuruyor.
duyuyor musun?
Bilirimki bir kıvılcım tutuşur,
yanar Dünya.
Ateşe yorgunum,
bir ışık telaşı kadarda hazır,
Alaborayım sevgili....
Adınla başlayıp,
ellerinle bitiyor gece.
Yüzüm'de sahte bir gülücük.
Seni yazıyorum,
bilmiyorlar.
Karanlık sigara odaların'da
Mor elbisemi giydiğim an,
Gözlerini gördüğüm an,
Mor begonvil'ler sokağına düştüğü an,
Memleketimin deniz kokulu kasabasın'da.
Bir sevda yandı.......
Beni yazdın aynalara,
Sisli bir resim gibi seyrettim seni,
Yıllar sonra çıkardım benliğimin kristal parçalarını,
Yıldız yağdırdım en lacivert gökyüzünden.
Başıma gelen en iyi şey'din dedim,
yalan değil'di.....
Düşler sokağın'da,
deniz kokulu kaldırımlar'da unuttum seni,
Heryer'de sen vardın....
Neşe,tutku arasın'da bir yanardağ'dın,
ıssız bir şehir'din,
Hayatın gerçeğiyle düşlerim arasın'da,
mavi bir serseriydin...
Belki küçük bir çocuk,
Tut ellerimi der gibi çözülmüş,
Ve kendi zırhlarına kaçmağa hazır bir hınzır.
Belki adam gibi adam.
Bir ana düşmüş,
Mor Begonvil'lerdik biz seninle.
Açtık,güneşi gördük,
Kerpiçten tuğlaların sızan sularıyla ıslandık.
Ve ayrı düştük.......
İşte bu yüzden ........
Sana hoşça kal demedim....
Biz ayrılıktık zaten.......
"İşte bu yüzden ........ Sana hoşça kal demedim....
Biz ayrılıktık zaten......."
Ayrılık bile vurgun yemiş tutkulu yüreğinizde. Şiir, duygunun izdüşümüyse; "Mor Begonviller Sokağı"na uğramalı şiirseverler.
Kutluyorum yürek sesinizi.
Düşler sokağın'da, deniz kokulu kaldırımlar'da tanıdım seni. Heryer'de sen vardın.... Neşe,tutku arasın'da bir yanardağ'dın, ıssız bir şehir'din, Hayatın gerçeğiyle düşlerim arasın'da, mavi bir serseriydin...
Belki küçük bir çocuk, Tut ellerimi der gibi çözülmüş, Ve kendi zırhlarına kaçmağa hazır bir hınzır. Belki adam gibi adam. kalemine yürğine sağlık 👍👍👍👍