StartseitePoesieProsaForenNachrichten
    AnmeldenRegistrieren
    Essay-Auswahl des Tages·24. Juli 2026
    §
    Essay-Auswahl des Tages
    DA

    Zamana Yazılan Hüzünlü Bir Mektup

    Dursun Akbalık

    Her şiirin başka şiirleri vardır. Her hikâyenin başka hikâyeleri… Her müziğin başka müzikleri… Her romanın başka romanları… Her sözün başka sözleri… Belki de “h…

    1 AufrufeEssay öffnen
    01
    Nr. 01 — Gedanken

    Neueste Essays von Mitgliedern

    Neue Reflexionen aus der Community

    Alle anzeigen

    Neueste Essays von Mitgliedern

    DA

    Göç Eden Melodi

    Dursun Akbalık·etwa 2 Stunden
    MN

    Yaz Kur'an Kursları Üzerine Düşünceler

    M. Nihat Malkoç·1 Tag
    ET

    Saklanılan Duygular

    Enes Turgut·2 Tage
    SG

    Bugünün Ìki Satır Okumuş Yüreğim

    Sevay Guel·3 Tage
    HK

    Kayıp Zaman

    Hülya Korkmaz·3 Tage
    HK

    Ortak Nokta

    Heidi Korkmaz·3 Tage
    KB

    İnsan Kendini Kaç Kez Yazar

    Kadir Berk Başyeşil·3 Tage
    Yİ

    Yahya İncik Hüzzamdan Destana Biyografi Denemesi

    Yahya İncik·5 Tage
    TK

    Bitmeyen Kavganın Dışında Kalmak

    Turgay Kurtuluş·11 Tage
    GG

    Bu Duvarda Bir Kadın Gömülüdür

    Gule Gül·11 Tage
    AA

    Bosna - Srebrenitsa Katliamı

    Ahmet Ali Canbaz·13 Tage
    YA

    Dünyanın En Zor İşi

    Yüksel Ağalar·15 Tage
    TY

    Hüznün Zemin Katı

    Tülay Yüksel·16 Tage
    GP

    Kayıpların Hüzünlü Sessizliği

    Gülşen Polat·16 Tage
    AA

    Olmayanla Barışmadan Olan Gelmez

    Ayşenur Aydın·17 Tage
    İS

    Ey Madenci

    İbrahim Sevindik·17 Tage
    OS

    Çürüdük

    Orhan Sarıçiçek·17 Tage
    OY

    Anlatırsan İnanırım

    Osman Yivci·18 Tage
    EK

    Gözlerin

    Ebru Küçükbaş·24 Tage
    İY

    Ihlamur Gölgesi

    İbrahim Yılmaz·25 Tage
    YB

    İnsanın Asıl Mirası

    Yusuf Bingül·26 Tage
    Nİ

    Kırmızı Daktilo

    Nihat İlikcioğlu·etwa 1 Monat
    AY

    Aşkın Ontolojisi / Kenz-i Mahfi'den Modern Simülakrlara 2

    Alparslan Yetik·etwa 1 Monat
    CM

    Babam’a

    Cemal Mıhcı·etwa 1 Monat
    OA

    Kimsenin Tarafı Olmadan

    Osman Açan·etwa 1 Monat
    YS

    Köprüler ve Kıyılar

    Yalçın Sevim·etwa 1 Monat
    DA

    Vals ile Firar

    Dilara Aksoy·etwa 2 Monate
    SS

    Çakmak Sesi

    Sercan Saraca·etwa 2 Monate
    AA

    Formoz / Fark Ediş

    Alp Asilkan·2 Monate
    BB

    Beyaz’ımın Gidişi

    Berfin Başboğa·2 Monate
    03
    Nr. 03 — Visuell

    Illustrierte und Video-Essays

    Gedanken mit Bildern und Videos entdecken

    Illustrierte und Video-Essays

    Illustrierte Essays

    Alle anzeigen
    Illustrierte Essays

    Yahya İncik, 1970 yılında Mersin'in Tarsus ilçesinde doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Tarsus'ta tamamladıktan sonra Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü'nden 1995 yılında mezun olmuştur. Meslek yaşamına 1998 yılında bankacılık sektöründe başlamış; yaklaşık yirmi beş yıl sürdürdüğü bankacılık kariyerini 2023 yılında emekli olarak tamamlamıştır.

    Mesleki yaşamının yanı sıra beşerî bilimler ve edebiyat alanındaki ilgisini akademik çalışmalarla destekleyen İncik, 2020 yılında Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirmiştir. Ayrıca Anadolu Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen *Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı* (2024), *Siyasal İletişim* (2025) ve *Türk Halk Edebiyatı* (2026) sertifika programlarını başarıyla tamamlamıştır.

    Yahya İncik Hüzzamdan Destana Biyografi Denemesi

    YİYahya İncik
    Illustrierte Essays

    **Gece ikiyi çeyrek geçe alarm çalıyor. Uykulu gözlerle akreple, yelkovanın kırılışını izliyorum. İzlemek yerine, böyle pasif ve kimseye faydası dokunmayan boş sözler etmektense; hissediyorum demeyi isterdim daha çok..."Sizi anlıyorum beyler! Haklısınız! Her gün resmi bir işiniz gücünüz, aceleniz yokken, durduk yere sizi rahatsız edip; bu saatte kalbinizi dargınlığıma kuruyorum. Her gün benimle bu kör saatlerde ayaklanıyorsunuz!" Aaa! Hissetmez olur muyum canım? Hissediyorum tabi...Başıma boca ettiğiniz bu devinim ve dengelerimi altüst edişinize hiç kulak asmayıp, sonra da kendi yasalarımla çelişkiye düştüğünüz bu mekanik kırılışlarınızı! Hissetmek! Durun ya olacaktı burada bir yerlerde, az önce ayağıma ha bire dolanıp duruyordu. Çocukların her yerden pörtleyen oyuncak sarı ördeği gibi belki yanlışlıkla üstüne basmış, o da can havliyle "vik vikk viiik!" ötünce çöpe atmış olmayayım sakın sevimli minik kuşu? Hay Allah! Nereye kayboldu bu şimdi? Tüh! Görüyor musun? Bir anlık öfkenin acısını zararsız, şirin bir hayvancıktan çıkarmışım. Hiç benlik hareketler değil bunlar. Hiç hem de hiiiiiççç! Neyse n’apalım olan olmuş! Başka bir hissizliği kuytu köşede ararken nasıl olsa çıkar yine ortaya, pişkin pişkin gelir yine kendi tahtını hatırlatır.**

    Hatırlamak! Ne kadar uzun zaman olmuş bizim bunak mösyö ile karşılaşmayalı...O da hissizlik gibi hiç olmadık bir zamanda böyle karşıma geçip, ayak ayak üstüne atıp oturur camış gibi...Pilli kalbimden, kanamalı albümlerden, bu ağır yaralı duvarlardan, tırtıklayabildiği kadarını, dişleyip götürebileceği ne kadar kırık dökük mazim varsa, bütün sülalemi topluca götürür durgun bir göle bırakır. Bu çağın insanı olmak var ya ayrı bir sorun zaten, artık kanacak, kandırılacak bi yaşta da değiliz ki; gelene hoş geldin gidene eyvallah diyelim. Her yaşın bi kırıntısı, girintisi çıkıntısı, getirisi götürüsü var. Yedi yaşında da değiliz ki topumuzun peşinde olalım, ip atlayalım, tek derdimiz pamuk şekeri, lolipop etipuf filan olsun. Bu yaşın da başka türlü açlığı var. Sevgi, saygı, barış, kardeşlik, vicdan, merhamet, bilgi, kültür, aydınlık açlığı gibi say say bitmez. Yaş ilerledikçe, gemi su aldıkça bi can kurtaran gelecek mi, bi simit atacak mı, boğulmaktan kurtaracak mı seni oğlum sen ona bak gerisini boş ver! Hayatında böyle biri ya da birileri varsa iyi...Ben kıyıdan uzaklaştım biraz..biraz fazla açıldım mıstık kusura bakma seni beklemedik! Bizim cilveli yunuslarla takılıyorum gittiği yere kadar. Peder senin elin kolun uzun, gözetlemeci memuru gibi yedi yirmi dört saat tepemdesin! Bari bi simit at şurdan şu martı kadına da göz göre göre boğulup gitmesin!..Hatırlamak diyorum! Nasıl bir şeydi, neye benziyordu? Acı mıydı, tatlı mıydı, ciddi miydi yoksa bayat şakalarıyla maytap mı geçiyordu bizimle? Görürsem anlatırım ama şimdi gitmem lazım! Dur bakim o da burda elimin altındaydı nereye kayboldu acaba? Bu evde de aradığım hiçbir şeyi bulamıyorum ki! Anneeee! Gitmemi gördün mü bi yerde? Burda dolapdaki diğer yalnızlıkların arasına asmıştım en son kırış kırış, sen mi aldın? Kız annee kime diyooom? Üstündeyse çıkar çabuk geç kaldım! Amatörler ligindeki şovenist şeytanla randevum var! Kazanırsam beş yıldızlı dokunulmaz yalnızlığımla cehennemin dibine gideceğim! Bak şimdi sen gitmek deyince aklıma hep ’on iki yıllık esaret’deki; benimle aynı yazgıyı paylaşan kader arkadaşım oyuncu kadının çaresizliği aklıma geliyor. Gitmek sonra daha da zorlaşıyor, beton gibi çakılıp kalıyorum yerime ama kendi aramızda konuşup bi karar verdik ve dedik ki: "Biz goril olmak istiyoruz!" Allah kısmet ederse seneye bu vakitler, anadan doğma üryan bir şekilde gözlerimizi Kongo ya da Uganda’da açıp; kör talihimizi bir de oralarda deneyimleyerek, bize geldi mi tutukluluk yapan bu kelek şansı bir an evvel lehimize çevirmek istiyoruz. Belki şeytanın bacağını bu sefer kırarız belli mi olur?

    Bu Duvarda Bir Kadın Gömülüdür

    GGGule Gül
    Illustrierte Essays

    ​İnsanın kendi içinde kurduğu o yüksek surlu kale, genellikle dışarıdan gelen saldırılarla değil, bizzat içeriden verilen tavizlerle yıkılır. Modern zamanın en büyük yanılgısı, ruhumuzu bir misafirhaneye çevirip kapıdan giren her gölgeyi ev sahibi sanmamızdır. Oysa hayatımıza sızan her yabancı, ruhumuzda kalıcı bir iz bırakmaktan ziyade, beraberinde kendi eksikliklerinin gölgesini taşır. Sizi şekillendirmeye çalışan, sınırlarınızı kendi hoyratlığıyla aşındıran her ses; aslında en mahrem yerinize, o kutsal sessizliğinize saplanan birer nişandır.

    ​Bizler sıklıkla başkalarının rızasında kendi değerimizi ararız. Kayıpların hüzünlü sessizliği, sanıldığı gibi bir boşluk değil; aksine ruhun kendi karmaşasını susturup hakikatini duymaya başladığı en ağır, en keskin andır. Bir insana veda etmek, bir yas değil; ruhunuzun üzerindeki sahte emanetleri iade edip kendi sınırlarınızı yeniden çizme eylemidir. Bazı kapılar dışarıdan değil, bizdeki onaylanma açlığıyla içeriden açık bırakılır. O kapıyı kilitleyerek dışarıda bıraktığınız; yalnızca ısrarcı sesler değil, ruhunuza biçilen o dar, nefesinizi tüketen sahte değerlerdir.

    Kayıpların Hüzünlü Sessizliği

    GPGülşen Polat
    Illustrierte Essays

    Ey Madenci

    Doğayla Uğraşma

    Ey Madenci

    İSİbrahim Sevindik
    Illustrierte Essays

    Tanrımıza hamdolsun.

    Milletimiz var olsun.

    Türkçe Yemek Duası

    İSİbrahim Sevindik
    Illustrierte Essays

    Ey Madenci

    Doğayla Uğraşma

    Özlü Söz

    İSİbrahim Sevindik
    E
    Essay schreiben

    Verwandle deine Gedanken in Text

    Teile einen neuen Essay und bringe deine Perspektive in die Literaturgemeinschaft.

    Essay schreibenEssays entdecken

    Ein Essay nähert sich einem Thema aus einer persönlichen, offenen und forschenden Perspektive. Entdecke Essays aus unterschiedlichen Gedankenwelten auf Edebiyatla.

    Essays über Literatur, Kunst, Gesellschaft, Leben und Kultur werden in aktuellen Sammlungen und Themenkategorien geordnet.

    Teile deine eigenen Gedanken als Essay, lies neue Texte von Autoren, denen du folgst, und begegne frischen Perspektiven.

    Häufige Fragen zu Essays

    Ja. Nach der Anmeldung kannst du auf der Erstellungsseite Titel, Beschreibung und Text deines Essays eingeben.