Kâinatın Büyük Sahnesi ve Bizim Rolümüz
Bir sahne düşünelim. Sonsuz bir dekorun içinde, her an değişen bir atmosferin ortasında kurulmuş bir sahne. Zaman bu sahnenin ışıkları gibi, sahneyi aydınlatıp gölgeleri hareket ettiren bir unsur. Oyuncularsa, insanoğlundan galaksilere, atomlardan melekût âlemine kadar uzanan bir yelpazede sayısız varlıktan oluşuyor. Ve bu sahnenin yönetmeni, her şeyi bilen, gören ve dilediğini olduran mutlak kudret sahibi olan Allah.
Bu büyük filmde her şey en ince ayrıntısına kadar tasarlanmış durumda. İnsanın göz açıp kapayıncaya kadar süren ömrü, bir çiçeğin açma süreci, gezegenlerin devinimi ve insanın iç dünyasındaki en küçük bir duygu değişimi bile bu senaryonun içinde belirlenmiş. “Kun fe yekun” sırrı, sahneye ihtiyaç duyulan her aksesuarı, her karakteri anında var ediyor. Allah'ın kudretiyle bir dağ da yaratılabiliyor, bir toz zerresi de. Bir imparatorluk da var edilebiliyor, bir karıncanın günlük rızkı da belirlenebiliyor. Burada büyüklük ve küçüklük kavramı tamamen insana özgü algılar. Kudret sahibinin nazarında bir yıldız yaratmak ile bir su damlasını meydana getirmek arasında fark yok.
Oyuncunun Sorumluluğu: Kendi Rolünün Bilincinde Olmak
Bu devasa filmde bizim rolümüz ne? Oyuncu olduğumuz kesin. Çünkü nefes alıyoruz, düşünüyoruz, karar veriyoruz ve sonuçlarıyla karşılaşıyoruz. Ancak buradaki kritik nokta şu: Biz bu sahnede hangi rolü üstleniyoruz?
Bazıları figüran olarak yaşıyor. Büyük hikâyeye katkı sağlamayan, yalnızca akışın içinde kaybolan karakterler… Bazıları, farkında olmadan kötülüğün ve kaosun temsilcisi oluyor. Kimileri ise hakikati anlamaya çalışan, yönetmenin muradına uygun hareket etmeye çabalayan gerçek oyuncular. İşte bizim liyakatimiz, bu filmde nasıl bir rol üstlendiğimize bağlı. Kendi benliğimizle, ruhumuzla ve irademizle bu sahnede yönetmenin amacına ne kadar hizmet ettiğimiz, bizim değerimizi belirleyen asıl ölçü.
İnsan, kendisine verilen akıl, irade ve kalp ile seçimler yapıyor. Hayatın içinde nerede durduğunu, hangi sahnede nasıl bir tepki vereceğini belirliyor. Kendi küçük hikâyemizi yazarken, büyük hikâyenin içinde nasıl bir noktaya denk düştüğümüzü çoğu zaman fark etmiyoruz. Oysa her tercihimizle, büyük filme bir sahne ekliyoruz.
Film Bittiğinde Ne Olacak?
Her filmin bir sonu var. Ve her oyuncu sonunda yönetmenin karşısına çıkacak. Dünyada nasıl bir performans sergilediysek, ona uygun bir değerlendirme alacağız. Mükafat ya da mücazat… Oyuncu, performansına göre ödüllendirilir ya da kaybettiklerinin farkına varır. Burada önemli olan, sahne sırasındayken, hâlâ bir şeyleri değiştirme fırsatımız varken doğru rolü seçmek.
Çünkü bu filmde kimse tesadüfen yok. Herkes bir sebeple yaratıldı. Herkesin sahnede olması bir amaca hizmet ediyor. Ama önemli olan şu: Sen hangi karakter olmak istiyorsun?