Kürklü Tijen

Kürklü Tijen

Kürk mantolu kitap kitabı sayfa altı satır başı dördüncü cam gözlük cümlesinden sonraki o evde kalabalık uyuyorum. Kapı zilinin içinde önündeyim. İçinizdekileri yırtıcı gazete matbaalarında kınası düşen atlara bırakıp geliyorum inşallah. Göğün içini açıp bir gözümü orada yüzdürüyorum tüm kelebekler karnımda tepiniyor. Ölüm değil bu tepiniş diyorum kancık parmakların kendilerini peşkeş çeken üst sayfa kol ağrısında. Kapaklı bin basamaklı bir binanın çatı dubleksinde, kartal gibi duruyor yalancı dumanlı dağlar. Büyükbabam Roberto, olmayan makberinde ölülerini sayıyor.

Bir iki sizin için geldi makamsız Tijen’in iğneli dikişleri. Kapıyı sıkıca ört Bella!

 Frenkli öldürücü yastık kovalıyıcıları diş etlerinizin kancık çatal sevişmelerinize sıva yaparlar. Tijen’in üçlü kalp atışları makberin karnında kulaç atan mamutları korku çorbalarına dökerken yakalanırlar.

Yaka giriş cebren hırkalarının üzerine çıkan bir kuş feribotu bağırır.

Üç dört hemen yakalayın yalancı dilber ablanızı; fırında patates kızartması olmaz ki!

Beş altı kapınızı iyice örtmezseniz yedi ve sekiz Tijen’in içinde sobele de alev alırsınız.

Yanıp pişi olursanız Tijen’in salt salatasına amade tat olursunuz!

Dokuz on Fredi’nin frenleri patladı. Lastikçi aç gezen ondan buna uçup konan kadınlara yakalanmış. Tüh tüh vah vahlar hacı sümbülün  avratıdır. Fredi aortunda ölü bulunmuştur!

Tak tak alemûl-tül kırılma aortu değil burası sizde çok manifesto da yok ki diyor Tijen’in konuşan tabloları. Peşkeş çekici üstü post modern yaşlı kancık seslere!

Açamam ulen Tijenliyim ben diyorum hepinize!

Uzunca uzaktan bir ağacın güvertesine durdum. Göz ucuma arsenik ve siyanürlü işçiler karmasında.

Yedi ceddime kadifenin kesesinden şık tabutlar örüyorum. Annemin dişleri şişlerimdir!

Moda life caddesinde. Aklında kalbinde. Kapıdayım.. Önünde bekliyorum seni.

Açarsan cehennem olacaksın. Açmazsan cennet. Yedi kere yedi binlik kürk mantolu kuyunda uyur, kürk mantolu Tijen’in sır saçları!







Arabiyaşlıkadıntıkırdıları/yarındansonra/Yazıldıgelecekten


15 Aralık 2024 2-3 dakika 12 denemesi var.
Beğenenler (4)
Yorumlar (6)
  • 3 ay önce

    Sebahattin Ali, kırk bir yaşında ve söylediklerine bakılırsa bazı rahatsızlıkları var. Nobel ödülü alamamış olsa da, edebi alandaki ayrıcalığı sayesinde artık hiçbir şey yazmasa da olur. Çünkü okuyucuların mahrem hayatına girebilmiş, ’’içimizdeki Şeytanı’’ keşfederek bizimle kalmayı hak etmiş durumda. Canlanmaya başlayan edebiyatımızın en iyi titanları arasında, “Leylim Ley” diye bir şarkıyla geçiyor. Ama genelde yaşadığı çağda şuna buna çatıyor, polemikleri üzerine çekiyor, aforoz ediliyor. Söylememesi gerektiği şeyleri söylediği için değil, sözleri tartma konusunda zaman yitirmediği için ve olasılıkla bunu da özellikle yaparken diline yine bir parça dolanıyor: “Aldırma gönül aldırma.”

    tebrikler

  • Günün yazısını ve yazarımızı en içten dileklerimle kutluyorum.

  • Ellerinize sağlık çok beğendim :)