Liseli Gençler
Duyguların okyanuslar kadar derin, hayallerin uçsuz bucaksız olduğu,azmin ve cesaretin tavan yaptığı,her şeyin güllük gülistanlık görüldüğü, hormonların şaha kalkıp şehvetin çoştukça çoştuğu o yıllarda öğrenci olmanın kolay olduğunu mu sanıyorsunuz? Hayata tutunmak isteyen,kimlik arayışında olan,kendini ve çevresindeki yeni yeni tanımaya başlayan bu gençlerimize biz ne yapıyoruz, otuz yıl veya daha fazla yıl çalışabilecekleri mesleklerini seçmelerini istiyoruz(!)
Onların o yaşlarda doğru karar veremediklerini, yaptıkları işte mutlu olup olmadıklarından anlayabiliyoruz.
O genç zihinleri test kitaplarıyla boğuyoruz,sonra da kalkıp "Türkiye'de kitap okuma oranı çok düşük "diyoruz.
Gençlerimizi sınavdan sınava sokup at yarışına benzetiyoruz, sonra da kalkıp:"Gençlerimiz kültür ve sanata önem vermiyor."diyoruz.
Öğrencilerimizin başarısını derslerinden aldığı notlarla ölçüyoruz sonra da kalkıp:
"Şişirme notlarla hiçbir öğrencinin seviyesi belirlenemez ."diyoruz.
Her yıl üniversite sınavını kaldırılsın öğrenci okulundaki başarı puanıyla tercih yapsın diyoruz sonra da kalkıp:
"Merkezi sınav sistemi eğitimde eşitliği sağlıyor "diyoruz.
Uzun lafın kısası,gençlerimizi test kitaplarıyla boğmak yerine onların yeteneklerini keşfedip o doğrultuda eğitelim,kendilerini strese sokan,yarıştıran kitapları değil,geliştiren ve değiştiren kitapları okusunlar.
Bazıları karşı çıkıyor böyle dediğim zaman, herkes okumamalı,zorla eğitim olmaz...Ülkenin doktora ihtiyacı olduğu kadar o doktorun ofisinde veya evinde çalışacak tesisatçıya,elektrikçiye ve temizlikçiye de ihtiyaç var.Arabası bozulduğunda tamirciye,lastiği patladığında lastikçiye ihtiyacı var.
Dilimizde tüy bitti zorla eğitim olmaz,olursa da kalite yakalanamaz diye. Bu pırıl pırıl gençlerimizi sırf diploma uğruna heba etmeyelim.Derslerimizi ezberci ve teorik olarak değil,akılda kalacak ve yararlı olacak bir şekilde işleyelim; örneğin coğrafyada dağların veya akarsuları oluşumunu,volkanik patlamaları yerinde bizzat görerek anlatalım.Tarih derslerinde müzelerimizi sık sık ziyaret ederek öğrencilerimizin kahranlarımızla ile ilgili duygusal bağ kurmasını sağlayalım.
Böylece hem derslerini sevdirmiş oluruz hem de kültürümüzü.