Tekâmülün Yolu
Hayat bazen insanın karşısına öyle sert duvarlar örer ki, kaçacak yer ararsın. "Ne yaptım da bunu hak ettim?" diye sorarsın kendine. Oysa belki de mesele hak etmek değil, olması gerekendir. Çünkü ruh, eksik olduğu yerde sınanır, tamamlanmadığı noktada törpülenir.
Her acı, bir sabır dersi midir? Bazen evet, bazen de bir farkındalık eşiğidir. Çoğu zaman içinde sıkışıp kaldığın zorluk, bir yük değil, aslında bir anahtardır. O anahtar, seni bugüne kadar geçmeye cesaret edemediğin kapıya götürebilir. Ama sen, sadece acıya odaklanarak onu bir ceza sanırsın.
İnsan, başına geleni nasıl karşılarsa, sınavın neticesi de ona göre şekillenir. Kimi en küçük sıkıntıda isyan eder, kimi de en büyük kayıpta bile bir anlam bulmaya çalışır. Sabretmek, bazen olduğu gibi kabul etmek değil, sürecin içindeki anlamı kavrayıp, oradan bir basamak inşa etmektir.
Öyleyse sormalı insan: "Bu olay bana ne öğretiyor?" Belki kırılgan bir yanını güçlendiriyor, belki de seni içindeki karanlıkla yüzleşmeye zorluyor. Günahın ya da hatan değil belki de, ruhunun tekâmülü için gerekli bir duraksamadır bu.
Hayatı sadece ödül ve ceza üzerinden okumak, onun derinliğini kaçırmaktır. Asıl mesele, her olayın içindeki fırsatı görmekte. Çünkü insan, acının içinden geçerken olgunlaşır. Ve en büyük dersler, en sert sınavlarla gelir.