Tekrarın Korkusu

Hayat, her sabah aynı alarm sesiyle başlıyor. Aynı yollar, aynı yüzler, aynı konuşmalar… Gün, bir öncekinin gölgesinde eriyor. Sabah kahvesi, öğle molası, akşam yemeği, uyku… Ve ertesi gün yine baştan. Sanki bir döngünün içine sıkışmışız, bir sonsuz tekrarda sıkışıp kalmış gibiyiz.

Ama korkunç olan gerçekten tekrar mı? Yoksa bu tekrarın içini dolduramamak mı? Aynı sabaha uyanmak, aynı işe gitmek, aynı insanlarla konuşmak tek başına ürkütücü değil belki. Asıl dehşet, bunların hiçbirinde bir anlam bulamamak. Aynı kitabı okurken bile her seferinde farklı hissettiren bir cümle varsa, aynı günleri yaşarken neden yeni bir şey bulamıyoruz?

Belki de tekrarın içinde saklı olanı görmek gerek. Çünkü bazen hayat, ancak detaylarda farklılaşır. Belki sabah kahveni içerken pencereden baktığında farklı bir bulut görebilirsin. Belki yolun üzerindeki ağacın yaprakları dün olduğundan biraz daha yeşildir. Belki de her şeyin aynı olduğu yanılgısı, bizim bakış açımızın donuklaşmasından ibarettir.

Eğer hayatın tekrarından korkuyorsak, belki de onu değiştirmek bizim elimizdedir.

Tekrarın İçindeki Gizli Değişim

Bir döngünün içinde sıkışıp kaldığını hissettiğinde, önce gözlerini değiştir. Çünkü belki de hayat tekrar etmiyor, sadece sen ona aynı gözle bakıyorsun.

Düşünsene, her sabah aynı saatte uyanıyorsun ama belki de bugün uyandığın an, dünden bir milim daha farklı. Göz kapaklarının arasına sıkışmış bir rüya izi, içinden geçtiğin bir düşünce, odanın kokusu… Hiçbiri tamamen aynı değil. Farkı görmek için, aynı şeylere başka bir açıdan bakman gerekiyor.

Bazen bir değişim, büyük bir fırtına gibi gelir; bir taş yerinden oynar ve her şey sarsılır. Ama çoğu zaman değişim, bir fısıltıdır. Sabah kahveni yudumlarken içinden geçen o minik cümledir. Yolda yürürken göz göze geldiğin bir yabancıdır. Yıllardır geçtiğin sokağın köşesinde yeni açılan dükkândır. Tekrar gibi görünen şeyin içinde, aslında küçük sarsıntılar hep vardır.

İnsanlar hep “hayatını değiştir” der ama hayat, bir anda değişmez. Değişim, tekrarın içindeki minicik oynamalarla başlar. Belki de en korkunç şey tekrar değil, o tekrarın içindeki fırsatları görememektir. Çünkü belki de bir gün, sıradan bir sabahın içinden çıkan bir tesadüf, tüm hayatını altüst edecek bir başlangıç olabilir.

Ve işte o gün, tekrar dediğin şeyin aslında seni bir sona değil, bir dönüşüme hazırladığını fark edeceksin.

26 Şubat 2025 2-3 dakika 34 denemesi var.
Beğenenler (3)
Yorumlar (2)
  • Tekrarlar candır. Bir hastane odasında anlar insan, tekrarın güzelliğini. Sokakta kalmış insanları, savaşları, açlığı, üşümeyi daha birçok şeyi gözlemlediğinde ya da yaşadığında anlar tekrarların en büyük huzur olduğunu. Anlayana kadar da ömür geçer ve biz hayatı ve nimetlerini sıkıcı sanarak, kısır döngüye gireriz o zamana kadar.

  • Çokça tebrik ediyorum bu arada. Değişimi anlamlı kılan tekrarlara. Kaleminiz daim olsun.