Borç

Kabri cennet olsun anneannem hep şöyle dua ederdi:"Allah,bir gözümüzü diğer gözümüze muhtaç etmesin." Gerçekten de muhtaçlık çok kötü bir duygu ancak biz insanlar birbirlerimize muhtacız,ihtiyaçlarımızı tek başımıza karşılacak güçte değiliz.

Beni tanıyanlar iyi bilir, herkese elimden geldiğince yardım ederim,sizler de kendinizi mutsuz hissediyorsanız başkalarını mutlu edin,göreceksiniz ki başkalarının mutlu olduğunu görmek sizi mutlu edecektir.Bunun için fazla paranızın olmasına gerek yok,on cocuğu sevindirin ya da on yaşlıyı ziyaret edip hayır dualarını alın ya da bir komşunuzun sıkıntısını giderin yeter.

Üvey teyzemden istemiştim ilk borç parayı,daha doğrusu babam istetmişti,yatılı okulda okuyordum o yıllar:

"Selamımızı söyle,teyzen sana iki yüz lira versin,"demişti,onlar bizden zengin ve eniştem Almanya'dan emekliydi.

Yerin dibine girdim para isterken,teyzem de bir şartla verebileceğini söyleyince gözlerim fal taşı gibi açılıvermişti:

"Bu parayı sana veriyorum,senden alacağım yani okulun bitince çalışacak ve bu borcu sen ödeyeceksin!"

Öyle bir özgüven geldi ki bana anlatamam,borç para aldım ve borcumu kendim ödeyeceğim...

Çocuklarınıza varlığı da yokluğu da öğretin derim,bazı gerçekler kitaplarda yazdığı kadar yüzeysel ve basit değildir,yaşamak ve o anları görmek hayat dediğimiz okulun ilk dersini oluşturur.

Benim için kötü,verecekler için ise iyi bir huyum var,çok geç farkettim:verdiğim borcu isteyemiyorum.Hele de "karım hasta,çocuğum okuyor,hastayım,sakatlandım",derlerse istediğime bin pişman oluyorum ve bir o kadar da veresim gelir.

"Benim kimseye borcum yok"diyerek yan gelip yatanlara diyeceğim var:

"Hepimizin borcu var kardeşim,böbürlenmeyi bırakın,ne zaman,nerede,nasıl geleceği belli olmayan;ölüm.

03 Şubat 2025 1-2 dakika 609 öyküsü var.
Beğenenler (1)
Yorumlar