Karanlığın Kıyısından

2002 yılının kışı, İstanbul’un caddeleri soğuk ve karanlıktı. Abdulselam ile ben, ayaklarımızı sürüyerek yürüyorduk. İşimizi kaybetmiştik. Cebimizde beş kuruş yoktu. Karnımız aç, umutlarımız kırık, dermanımız tükenmişti. Günlerdir kapı kapı dolaşıyor, iş arıyorduk. Ama her kapı ya yüzümüze kapanıyor ya da hiç açılmıyordu. Açlığın insana neler yaptırabileceğini o günlerde öğrendik. Açlık, önce sabrını tüketiyor, sonra onurunu sorgulatıyor, en sonunda da yaşama isteğini kemiriyordu.


Bir banka oturduk. Ellerimizi ceplerimize soktuk, ama sadece boşluk bulduk. Üzerimizdeki ince paltolar bile ısıtamıyordu içimizi. Gözlerimiz, gri gökyüzünde bir umut kırıntısı arıyordu.


Derken, semtte yankılanan bir sela sesi duyuldu. Camiden yükselen bu ses, havayı doldurduğunda, içimde bir ürperti hissettim. Ölümü hatırlattı. Göz göze geldik Abdulselam’la. Aynı şeyleri düşünüyorduk. “Böyle yaşamaktansa…”


Tam o anda, yaşlı bir amca yanımıza yaklaştı. Elinde bastonu, sırtında eski ama temiz bir palto vardı. Hafifçe eğildi ve gözlerimizin içine baktı.


“Ye’is şeytandır, evlatlarım,” dedi. “Bu sela sizin için okunmuyorsa, hâlâ yapacak bir şeyleriniz var demektir.”


Gözlerimizi yere diktik. Bu sözler içimize işledi. O an bir tokat yemiş gibi hissettik. O amca gitmişti ama sesi kulaklarımızda yankılanıyordu. “Şu an burada ölümü düşünüyorsanız, bu şehri hakkıyla yaşamamışsınız demektir.”


Ayağa kalktık. İçimizde bir kıvılcım çaktı. Yeniden yürümeye başladık. Umutsuzca değil, bu kez kararlılıkla. Osmanbey’de bir dükkanın vitrininde “Paketlemeci aranıyor” yazısını gördük. Başvurduk. İşe alındık. Küçük ama temiz bir işti. Önce karnımızı doyurduk. Sonra borçlarımızı ödedik. Derken, zaman geçti, daha iyi işlere girdik. Yıllar sonra, aynı semtte bir kafede oturduğumuzda, Abdulselam’la birbirimize dönüp gülümsedik.


“Bir sela hayatımızı değiştirdi,” dedim.


“Hayır,” dedi Abdulselam. “Bir adamın birkaç kelimesi bizi kurtardı.”


Ve o gün anladım: Bazen bir yabancının birkaç sözü, insanın kaderini değiştirebilir.


2002 ist


12 Şubat 2025 2-3 dakika 17 öyküsü var.
Beğenenler (5)
Yorumlar