Dallı Budaklı Hasret
Ne zaman geçmişim geçse içimden;
Killi tandır buğusunda,
Köy ekmeğiyle beslenir ruhum...
Kimi dalgın,kimi azgın,berrak veya bulanık;
İki ülke arasında sınır çizen;
Yolu,yolculuğu bilinmez Aras Nehri'nden
Dökülür zihnime üryan çocukluğum...
Ne zaman memleket geçse içimden;
Bir efsane,iki Ağrı'sız dağ ve bir ova
Kollaşıp kucaklaşıp gelirle bana.
Efsanede bir gemi...
Ağrı'sız dağlar sevgili...
Ovaysa kimsesiz,tıpkı benim gibi...
Ne zaman hasretlik geçse içimden;
Üç ülke arasına sıkışmış bir şehirden
Oğluna-balasına el sallar anam...
Ah..!Bakir toprakları gözyaşıyla sulayan,
Hasretiyle katranlı ciğerimi dağlayan,
Çorak toprağı değil yüreğimi çapalayan,
Anam..!
Ne zaman yalnızlık geçse içimden;
Geçmez içmeden gurbette zaman.
Yürekten tarifsiz sızı geçer de;
Boğazdan lokma geçmez,damardan kan.
Geçmez umut kalpten,kalpten umut geçmez.
Özlemleri kadeh kadeh doldurmadan,
Ömrümü kemiren bu hasret bitmez.
Ne zaman sevdalık geçse içimden;
Her kuşluk vakti elinde altın bir tepsiyle sevdiğim
Artaşat dağlarından güneşi getirir ülkeme
Ve güne güneşe durur on dokuz meridyen
Bense güneşle sevişirim
Her gün ona elleri değiyor diye...
2008/Manisa
-Üryan çocukluk : Aras nehrinde onlarca çocuğun üstsüz yüzmesine çağrışım
-Bir efsane : Nuh Tufanı Efsanesi
-İki Ağrı'sız dağ : Büyük ve Küçük Ağrı Dağları
-bala : Azeri Türkçesi'nde çocuk
-Artaşat : Türkiye'nin doğu ucundaki Iğdır'a komşu Ermeni yerleşim bölgesi
- On dokuz meridyen : TÜRKİYE ( 26/45 meridyenleri aralığı)
Simdi gördüm bu güzel siirinizi..
Siiri ve sahibini kutlarim..
Yüreginize saglik..
👍👍
çok güzel bir şiirdi..
tebrikler.
sevgiler.
gönülden teşekkür...
çok çok güzeldi.yüreğine ,kalemine sağlık.