Derin Düşüncem
derin düşüncem
üstümü kaplayan gölgende ağırım kendime
her akşam bir türkü tutturuyor özlemim
kıvrım kıvrım uzayan yolundan geçiyor, dokunaklı..
ellerim titriyor
parmaklarım aptal
yazdıkça kaynıyor kalemimin mürekkebi
her yanım türkü
her yanım hayatın türküsünü
ağıtla yakıyor
senden bir parça düşünce var aklımda
ölüme yatarcasına beyaz
yüzümde,
boylu boyunca uzanan
mezarlık çizgilerim kadar karanlık
sonsuzluğun içinde şekilden şekle girmiş yanlışlar
hadi boz desem
ne ilki belli
ne de sonu
her gece birşeyler eksik kalıyor içimde
her gece bir başka
gece masalı
gündüze çıkmadan
ölüyor içimde
titriyorum
ağır adımlarla gelen ölüme güç verircesine
gökyüzünden umudunu kesen toprak gibi
kuruyorum
uslanmıyor ağrılar, acıtmaktan hoşlanıyor
her gelen acı sancısını giydiriyor tenime
ah benim derim düşüncem
her gün akşam olduğunda
boş yere geçen bekleyişlerim kanıyor..
senli bir düşünce pervane aklımda
hüküm giymiş sessizlik dudaklarımda
varlığın geceyle gündüz
yokluğun takvim yaprakları
akreple yelkovan
bir varsın bir yoksun
yağmurla gelip
rüzgarla gidersin
hadi
gel ve git yine
bana sırlarınla gel
el ele birlikte kıralım kabuğunu
acıyla dinleyip
üstüne bıçaklar bileyeyim
her yanım taşıdığım yokluğun
her yanım soru işareti..
içimde bir ölüm var
kurşun gibi ağır
gelip geçen senli düşüncem çığlık çığlığa
esmer
yoksul
perişan
herşey yalan
fırtınaya dayanan aşk
yalansın
söyle
nasıl düşeyim kendimden
her akşam sürgün düşüyorum
senli derin düşünceme...
Keskin bir yamaçta rüzgârın sesini dinleriz arada bir, ruhumuzdaki yaşam tıpırtılarını duymazdan gelerek. Her mevsim bir başka gülümser şakaklarımızda, biz alnımızdaki kader çizgilerini görmezden gelirsek... Tebrikler.