Eylül'e Giden Son İstasyon
ya da sadece
güneşin kollarına
atmalı bu şiiri,
aslında en fazla
bir ömürlüktü
her aşk. ben
öyle sanıyorum ki
çay demlenesiye kadar
yeniden kanayan
çocukluğumun
yaralı dizleri...
hal / bu / ki
sılada ıslanan
bir "cemre"
benim ilk adım.
zaten bütün şairler
başım gözüm üstüne
örüyorlar satırlarını.
ama benim annem
daha bana varamadı.
olsun, hangi kuş
yuvasına küstü ki.
belki yarın da
acıyan bir solukla
çıkaracağım pijamalarımı.
oysa ankara kadar
buğulu bir kent
bulamadım daha.
kocatepe'ye bakan
balkonunda gecelere
az mı şiir okudu
bu şair. en iyisi mi
önüm, arkam ve
dahi sağım, solum (ki
dil bilginleri
kızar ikileme arası
giren virgüllere,
neyse ki ben hep
iyi anlaştım
edebiyat öğretmenlerimle.)
hep aynı oyunda
sobe...
yıl iki bin on üç
ankara