Gurbet Geceleri

Kızıl grup ağır ağır düşüyor tepenin ardına
Garp güneşi ha kaptı ha kapacak
Gecenin zulasında beni bekliyor yine yalnızlığım
Alacadan karanlığa koşarken zaman
Doluyor akşamın ışıltıları pencerelere
Yanıyor şehrin lambaları
Ne sofra muhabbetleri duyuluyor
Ne de çatal kaşık sesleri
Mahremine kapanıyor tül perdeler
Akşam geceye uzanırken ilerliyor saatler
Boşalıyor sokaklar caddeler
Devriyeye çıkıyor çöpleri koklayan köpekler

Kulaklarıma doluyor derin bir uğultu
Biri gidiyor biri geliyor göklerin demir kuşu
Karanlığı tarıyor gözlerim bir gelen yok mu?
Gecelerin mahpusuyum dört yanım kapı duvar
Adresim belli kapımda zilimde var
Gurbette şu garibi kim arar kim sorar
Pranga vurulur dilime odalarım olur hücrem
Var oysaki konuşacağım çok cümlem
Ünlemek istiyorum duygularımı çıkmıyor sesim

Başlıyor yine bir iki damla sağanak
Sonra deli dolu bir yağmur yine yağacak gönül terasıma
Sırılsıklam ıslanacak kirpiklerim
Garbın tepesindeki kızıl bir ışık yanar
Yanarda bir yanar bir söner
Yüreğimde gurbetin kor ateşi yanar
Yanar da kimbilir ne zaman söner

07 Ağustos 2017 103 şiiri var.
Yorumlar (1)
  • 7 yıl önce

    Gecenin zulasında yanlızlık kadar üretici olsa keşke günün telaşı.güzeldi... Sevgimle..