Hera
Umutlarımı alıp heybeme
Yılkılar koşturdum Anadolu' nun bozkırlarında
Sahillerden geçirdim yalnızlığımı sonra
Kumlarda asi çizgiler biriktirdim
Tepesinde Hera oturuyordu evcimenliğimin
Nereye baksam
sevgi dolu motifler buluyordum
Seni Anadolu gibi seviyordum hayat
Bana okyanusların sesini getiren
deniz kabukları gibisin her renkten
Suları çekilmiş kumdan hayatları
ardımda bırakıp
yürek sesine koştum
Denizlerin maviliğini özlemiştim
Motif motif tenime seni işlemiştim
Düşlerim vardı bir abanoz ağacına benzeyen
Suya batırıp batırıp ağırlığını sınadığım
Bir masa yapıp üzerinde çökertmeyi oynadığım
Delice yanlarım vardı
Güneş' e sevdalanmak gibi
Yanmaksa yanmak
İçimdeki atları çağırdım bozkırlardan
Kanmaksa hayat
Suyu aramaksa
Kuyuları yokladım
Bir yol bulurum diye maviye
Kumlardan taşırdım köprüleri
Atları kovalıyordu Hera
Dörtnala koşturuyordu yaşama sevincim
Uykularımı bölüyordu yüreğim
Yıldızları hasar almıştı gecemin
Yorgundu/m Hera
Distopik düşüncelerin ağında
Düşlerimi yokladım
Kompakt bir his sardı varlığımı
Toprağın altında bekleyen
nergis gibiydim
Hayat
Yüreğimin eşiğinde
Hep seni bekledim
Şule şiirin harika hep dört koşsun hayata sevinç veheyecanlarin. Selam bıraktım sayfana
“Seni Anadolu gibi seviyorum hayat”Ne kadar güzel bir benzetme.Anadolu’muza yazdığımız her mısra bize umut verir.Anadolu’muz canımızda bir yonga.Selam ile.
tanrım, beni unuttuğun yerden hatırla.
uçurumları nasıl sevdiğimi bilirsin, yıldızlara nasıl yürüdüğümü, ve nasıl yere düştüğümü.
bütün kuyuları kazdım, bütün susuzlukları içtim, içimde bir dünya yandı, ve ben, kendime dönemedim.
hera, rüzgârına asıldım yine de, beni nereden düşürdüysen, oradan tut.
Tebrikler…