Hiçliğin Aynasında
Ay gibi masalların gitmelerinde
Kullanılmamış baharlar ve
hiçliğin ortasında susan bıçaklar
Kamçılı bir uçurum
Siyah zamanlara uyanan dilsiz acılar
Sessizliğin ucunda bir ateş aydınlığı
Karanlık doğumların gölgeli tarihlerine
Dur biraz
Güneşsiz yaraların kuraklığında hüzün
Nefessiz bir yaş
Büyümemiş çocuklar ve bencil yasaklar
Bir yanımın kâbusu
Kar düğümlü vakitlerin renginde
Kaç körü birden öldürür zaman
Umudu uçururken dağ başlarına rüzgâr
Göğsüme yürüyen aşklardan hangi çiçeği doyurur
Duvarlar suskun
Suskun sesimin korkusuna gözlerimdeki cinnet
Serinliğin avuçlarında hırpalanan izler
Sessizliğin sevişken çığlığında
Bir zaman müsaadesindeyim
Ki,suyun aynasında günahın gamzesi
Sarı bir gülüşle ağlarken
Kalabalığın teninde tarih
yanağımın kıyısına
Solgun bir nilüfer açtı
Gitmek
Varoluşun tam orta yerinde hiçlikti
Hiçliğin demi’ne selam olsun
Kutlarım,
sevgiyle kalın🌺
Bir zaman müsaadesindeyim Ki... Gitmek yok
Varoluşun tam orta yerinde Gitmek Haram kılındı
Ve ben inâtla yaşama bin Nergis açtım
Ağlamaya artık göz yaşımız kalmadı... Affinızla Tülay Hanım birazda bu kış gününde umutu yaşatalım. Kardelen zamanı ... Saygılarımla...