Kadının Adı Yok/Adı Nalan'dı

Bu bir masal aslında, ne hikaye ne roman
Nüfusta kadın adı konmadan unutuldu
Dokuz ay on gün sonra kız doğdu: adı Nalan
İstemedi babası, kütüklerden kovuldu
İstenmeyen kız evlat tek Nalan da değildi
Daha gencecik fidan boyun büktü eğildi
Varmadan on dördüne köle gibi satıldı
''Kız evlat istemem ben'' denip evden atıldı


Kimse kader demesin...! Başlamıştı çilesi
Kırk yaşında bir beye olunca birden gelin
Durmadan vuruyordu kahpe felek sillesi
Önüne geçemedi, onu savuran yelin
Yoktu halden anlayan bir de başta kaynana
Durmuyordu hiç dili, Nalan dedikçe, ana
Söz hakkı dersen yoktu, konuşması yasaktı
Bir kez yüzü gülmedi gözden gözyaşı aktı


Tam on altı yaşında, Nalan hamile kaldı
Çocukluk yaşamadı, nasıl bakardı bebek?
Bakmak sorun değildi, birden hüsrana daldı
Eri; er istiyordu, ya doğmazsa bu erkek...!
Eğer kız doğurursa, son bulmazdı kabuslar
Aynı kaderi çeker, bitmezdi bu hususlar
Çile makinesine sardı bir bir günleri
Erkek olmalı dedi; hatırlayıp dünleri


Nalan'ın bu dileği, neyse ki kabul oldu
Aslan parçası gibi erkek çocuk doğurdu
Sanmayın ki Nalanın çile sandığı doldu
Istırap hiç biter mi yoğurdukça yoğurdu
Bebesi üç aylıkken kocadan yedi dayak
Patladı yüzü gözü ne kol kaldı ne bacak
Kocası kalmış işsiz bundanmış dövmesi de
Koymayıp ana, baba durmadan sövmesi de


Bir gün bu ıstıraba Nalan dayanamadı
Aldı üç beş giysiyi ansızın çıktı yola
Artık anlar gibiydi, kadının yoktu adı!
Oğlunun hasretini, taş edip bastı sola
Baba evi istemez, oraya gidemezdi
Koca evinde dayak tahammül edemezdi
Günlerce aç gezindi sokaklarda yatarak
Günleri geçiyordu derdine dert katarak


Bir kez sevgi görmedi ne baba ne eşinden
Suçu; önce kız doğup sonra kadın olmaktı
Talihsizlik durmadan takip etti peşinden
Sildi kadın adını; artık sonu solmaktı
Bir gün bir sokak başı düştü birden ellere
Nalan ''Maksim Pavyon'da'' adı dilden dillere
Babası ve kocası; ''gitti namus'' deyince
Adana' ya kor yağdı, alevden ince ince



Bir oldu iki erkek: Nalan'ı paklar ölüm
İnfazını kestiler birden kararı verip
Nalan zaten ölmüştü fark eder miydi zulüm?
El ele verip birden, Nalan'ı yere serip
Sanki bir can değildi, baba attı ilk taşı
Kocasının gözünde bir kaç damla gözyaşı
Töre denip adına aklanmıştı namuslar
Kadının adı yoktu, haykırdı bütün suslar


//

''Vurun kahpeye'' dendi, taş üstüne taş yağdı
Adana tam üç sene, bu vahşetle anıldı

//


ŞİİRLERİN ŞAİRİ...



(Bu şiir gerçek bir yaşam öyküsüdür...senesini tam olarak hatırlamıyorum...sanırım 9-10 sene önce yazdığım bir şiir... DÜNYA KADINLAR GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN)

08 Mart 2014 346 şiiri var.
Beğenenler (5)
Yorumlar (12)
  • teşekkürler Filiz hanım...

    saygı ve sevgilerimle....

  • 11 yıl önce

    Kutlarım sizi Okurken etkilenmemek elde değil😙

  • teşekkürler Aysel hanım...

    saygı ve sevgiler benden...😏

  • Teşekkürler Mesut bey...maalesef kanayan yaramız ve acı gerçeklerimiz bunlar....

    saygılarımla....

  • 11 yıl önce

    olay çok acı,ama dizelerde dile getirilişi harikaydi,tebrik ve saygılarımı bırakıyorum,çok etkileyici bir şiir okudum😙 👑👑