Matem
"""
çerağıdır sesinin tınısı kervansız kuşların
gözlerinin şavkı varılmaz güzergah
susmaların
şakayık inzivası yâr
susmaların zakkum ağusu
mıh gibi batar kirpiklerin
batar soluğuma
batar
büyür firkatim
büyür bağrımda
bağır çağır
yazgıya isyan
tutamazsın
"""
biliyorum
kana kana su içer
mahya misali ışıl ışıl gözlerinden
her seher vakti anka
doğar ha doğar
yol alır sonsuzluğa
oysa
ben kurak
ben çorak
ölür ha ölürüm
sana aç
çünkü
kalbim
toprak altında kalmış ören yeri misali
antik
virane
eşrafsız
üstünde ulur yabanıl kurtlar
kefenimdir
tepemde dolaşıp duran
bungun
şu kara bulutlar
büyütmez içimdeki
senden yadigar ak manolyaları
büyütmez
gözlerimden katre katre akan merhum yaşlar
duy ve aç kollarını yâr
duy ve aç kollarını
son demidir bu vuslatın
sarılmazsa
düşlerim düşlerine
düşerim
bakışının uçsuz bucaksız diyarından
düşer ve
sırra kadem basarım
bağrıma otağ kuran
bu dağ gibi gamla
ardımda toz duman
bulamazsın
"""
gayrı
tükendim
sana varmayan yolların
matemini tutmaktan
"""
...
Sevgilinin tasviri, anka kuşuna eşti ki; anka kuşu da gelip mısrada yerini aldı, kana kana su içerek. Bu kadar betimlemeleri hak edecek sevenleriniz, sevdikleriniz olsun Uğur bey. Harikaydı şiiriniz.
süper güzel felaket güzel tebrikler saygılarımla
Bilsen ki sana varmak için bütün mola sancıları. Bütün stabilize aşklar…
Yılmaz Erdoğan okudum.
Adaşım soluksuz şiirlerin benimde soluğuma batıyor. Üç defa okudum. Evirdim çevirdim içime işlettim. Son virajıdır demişsin, aman ha şiir bitmesin.
Edebîden geçiş yapıyoruz bu aralar. O nedendir ki karalamaya devam. Sır tadında, hayranlıkla okumaya devam sizi uğur bey :)