Münzevi Bir Adam

I
ey gecenin matemiyle mühürlü dudaklar
beni bir rüyanın içinde unuttular
ne gök tanıdı beni ne de toprak
imkânsızlıklarla mühürlenmiş bir adım
tutunamadım
anlamadılar
anlayamazlar
hiçbir harf düşmedi üzerime
tanrı eşiğinde sustuğumdan beri
II
ne olurdu, ölüm sıradan bir sabah olsa
kalksam, pencereyi açsam,
uzansam o düşlerin ince kenarına
ve tekrar uyusam
adı sanı olmayan bir düş gibi
yüzümü tanımayan aynalarda
ve üç damla su
ve beş mırıltı
biraz da beyaz merhamet
hatıramın alnına sinmiş bir rüzgâr gibi
eksilerek eksildim
III
ceketimi bir başkası giydi
şapkamı eğip geçen bir adam aldı
beni hiç tanımayan sokaklarda
ayak izim bile kalmadı
silindi ismim
silindi yüzüm
zaman, kör bir ustura gibi geçti üzerimden
ve şimdi bir duvarın köşesinde solgun bir yazı:
“Ölüm Allah’ın emri ama keşke şu dünya biraz insaflı olsaydı.”
Suskunluğun yankısında çığlık ve unutulmak bir rüyanın içinde.Düşlerin incee kıyısında yeniden uykuya dalmak,hüznün kaçışı Ve ve silik bir yansıma gibi kaybolmak aynalarda.Şiir bana ilham oldu sanırım:) Tebrikler.