Ne Fark Eder

Sevmek,
Sevebilmek
Öyle güzel bir şey ki
O kadar muhteşem ki
Unutup gidersin kendini
Gecelerin gündüz olur
Mevsimlerin de hep yaz hep bahar,
Bulutların üzerinde uçarsın
Kelebekler içini çoktan istila etmişlerdir
Ve hep
Dünyayı toz pembe görürsün
Ne zaman umrun da olur ne de mekan,
Aşk,
Aşık olmak olur
Nefesinde bir umut gibi
Gözlerinde bir ışık gibi
Yüreğinde bir sıcaklık gibi,
Bitmek bilmeyen
Kalpten kalbe koşup giden bir duygu,
Yaşamakta yaşatmakta
Ömüre ömür katar
Mutluluğu
Basamak basamak çıkarsın
Gökyüzünün mavisine ulaşmaktır amaç,
Varmak
Kucaklaşmak doyasıya tekrar tekrar
Bir daha bir daha,
Ve
Nihayetinde
Bırak olursa olsun,
Can canana hep vurulmuş
Gurbet sılada daima ızdırap
Gönül gönülde yangın
Hasretliğe bir iki üç,
Saymaya daha
Ne gerek
Var
Özlem ile
Sonsuzluğa dek ebediyette,
Ne fark eder
Söyle
Sevdikten sonra sevilmesen de
Kader deyip.avutursun kendini
Kandırırsın
Sabaha inat akşama inat
Zamansızlığın çaresizliğinde...
* Berlin, 11.03.2025 *
Sevgiyi bir kişiye yüklemek, hep sonu hezeyanla biten hikayelere götürüyor zihnimizi. Çok eskiden bir muhabbet kuşum vardı, ölünce çok ağlamıştım. Bir gün internette görsellere bakarken, benim kuşumun tıpatıp aynısından bir sürü muhabbet kuşu olduğunu fark ettim. Serçeler de öyle. Hepsi aynı olan bir sürü topluluk var. İnsan da akıl yönüyle bu piramidin en üstünde, sevgiyi taşımaya çalışıyor. Demem o ki sevmek özümüzde mevcut olan bir cevher. Sevdiklerimiz ise o cevheri keşfettiren, birer madenci gibiler. Bir muhabbet kuşunu özel kılan şey, onun bizim muhabbet kuşumuz olması. Fark eden tek şey ise, seven yüreğimizin ne kadar özel oluşudur. Tebrik ediyorum Talat bey. Eskilere götürdü şiiriniz.