Sevda Dediğin Mu Kıtasında
İçim sıkılıyor bu ara
Dışımda
Yalnızlık işte ne bileyim
Belki tutar diye,
Can sıkıntısından hanımeli dikiyorum balkonuma
Bir de katır tırnağı
Kiminse kimin inadına
Tuttuğunu bıraktı diye de
Söylenip duruyorum çamaşır mandalına
Bazen siyah gecelikli bir akşamda
Adı eski bir kadın uzanıyor yatağıma
Şeytanı taşlıyorum hemen,
Neler getirdi diye aklıma
Düş sıkıntısı işte,
Nasıl anlatılır ki daha
Sevmeleri de naftalinledim bir ara
Kaldırdım çeyiz sandığıma
Aman diyorum bana ne
Ne yaparsa yapar çekmeden gidenler
Ben söyleyenlerin yalancısıyım
Güve/yi içte görmüş görenler,
bir ara da
Meraklanmadım da değil aslında
Sol yanına konunca yatağın
Burnu kızarıyor mu sağ yanın
Bulgari kokuyor mu oda
Ne diyeyim
uçup da konuyor mu mavi koltuğa
Ben tayyare diyordum ya bazen
O acaba ne diyor uçağa
Kim bilir ne yer, ne içer
Sıkıntı olur dişler de o yaşta
Bana dert değil ki bunlar
İstediği gibi yesin ,
İçsin istediğinden
Zaten sona erdirdiler tutukluluğumu,
İyi halden tahliyeyim ben
Hatırlıyorum da sıkıntılıydım bir ara
Dolmuyor diye incir çekirdeğinden
Baktım reçeli de oluyor şarkısı da
Vazgeçtim aldırmaktan kendiliğimden
Demek ki var diye yapısında
Soranlar da olmuyor değil şimdilerde
Vedalaşmadık ki diyorum biz
İyiydi son gördüğümde ,
Asansör kapısında
Sevda dediğimiz şey de,
Şimdi Mu kıtasında
Suadiyeşubatikibin yirmibeş
Demir Mutlugil
Demir hocam,
özlemli şiirlere bir yenisini daha eklediniz.
Severek okumaya devam.
Naftalinlenmesin şiirler...