Sevginin Günlüğü Kutsaldır
Renkler terliyor avuçlarımın nasırlarında
Kayıp bir ömrün mucizeleridir tenimdeki
Yüreğimin bordasında kızıl şafaklar söker
Gözlerimin çukurlarında ah isimsiz ölüler.
Göğsümün hüzzam deliklerinde nal sesleri
Şarabın kokusu sinmiş sensizliğin gecesine
Sevdanın kayıp kentlerini ararken simyacılar
Gözlerin sallıyor acılarımın ıslak güvertesini
Işıksız yatakların rutubetli hazan mevsimlerinde
Tüketilmiş yazgıların kendini inkârıdır sevmek
Sargısız ruhlar sallanır ömrün çürük sehpalarında
Hangi yalana sarılsan kandırmaz seven yürekleri.
Saltanatı yağmalanmış beyliklerin kıraç düzünde
Ruhumuzun yangınlı katmanlarına üşüşürken an
Dirliksiz sancıların tükenmiş hatıralarına sarılırız
Eksik nefeslendiğimiz bir ömrün damında ölürüz.
Kırılır cam, parçası tene düşer ve yürek ansız titrer
Yalnızlık içten kanar, her söz önce kendisini süzer
Saatlere bölünür gün, aşkın tiktağıyla yüreği gezer
Sevginin günlüğü kutsaldır, asırlardır sırları gizler.