Soğuk Cehennem
Korkularımı bir kutuya kilitledim, Derinlerde, göğsümün kuytusunda. Birbirine eklenen günahlar gibi, Yükledim ruhuma suçları, suskunlukla.
Ölmek istiyorum, ölmek zorundayım, Çünkü yaşam, en büyük yara. Ne mutluyum ne de mutsuz, Sadece varım, soluk bir hatıra.
Cehennemin soğuk olduğunu kim bilebilir? Yanmak yerine, üşüyen bir kalp gibi. Her şey geçip gidiyor gözlerimin önünden, Ve ben hâlâ burada, sessizce, derinlerde.
Sessizce çürüyor zaman, Beni de yanında sürükleyerek.
Bütün yollar aynı çıkmazı fısıldıyor, Kaçış yok, kaçış mümkün değil.
Göğsümde mühürlü o kutu, Titriyor bazen, açılmak ister gibi.
Ama korkuyorum, biliyorum, İçinde yalnızca karanlık var.
Ellerim boş, yüzüm soğuk, Sokaklar yankısız bir çığlık. Ölmek istiyorum, ölmek zorundayım, Ama ölüm bile unutmuş adımı.
Yazmak o karanlığı aralamak gibi. Gökyüzünde bazen yıldızlar parıldar biz yazınca, bazen de güneş doğar. Kaleminiz hep yazsın Osman bey.