Suriye Pasajı
İstiklal’in kalabalığında,
yitip gitmiş yılların sesi,
bir an durdu zaman,
bakışlarımızda eski bir ezgi.
Suriye Pasajı’nda iki yabancı,
iki eski hikâye,
gözlerimiz konuştu,
dudaklarımız sustu.
Özgür, tutamadı gözyaşını,
ve ben, tutamadım içimdeki fırtınayı.
Bir aşkın küllenmiş külleri,
sessizlikle savruldu aramızda.
Oturduk, saatlerce,
belki bir cümle kuracak cesaretimiz yoktu.
Belki de her şey söylenmişti,
ve biz, geç kalmıştık...
Beyoğlu '22
Susarak da konuşur insan. Hatta en ağırıdır susmak, kelamın. Tasavvuf ehli olanlara yakışır, susarak bir şeyler anlatmak. Yoksa da tasavvuf halleri dışında kimse susmasın. İletişim; konuşmak, paylaşmak içinse eğer. Çokça tebrik ediyorum Osman bey. Güzel bir şiirdi.