Uçurum Şiirleri Serisi / V. Kısım

XVI - Kendine Gömülenler


"kör bir ana rahmidir bu çukur, mezar değil"

demişti bir bilge

gördüm, cesedimin gözleri kemik beyazıydı
ne vicdanı vardı, ne de içinde bir sızı

bir tek adı kaldı

etleri soyuldu, kemikleri aç kuzgunlara kaldı


kendi içine düşenleri gördüm
adlarını unutanları
düşmana bile gerek kalmadı

ölmek kolaydı

zor olan, geride birini bırakmaktı


ey, geçmişin kurbanlarını unutan kral

sırtımdaki hançer kibrinin gölgesinde kanar

ben, bir masalın içindeki o küçük sandal
sen, çürüyüş tahtında sonsuza kadar kal


XVII - Zamanın Kırılan Kaburgaları


zaman bir kafestir
her nefes, düşen bir yaprak gibi eksiltir varlığı

hakikat kan kaybeder derin sessizlikte

kullanılmamış kelimeler yere düşer, cam kırıkları gibi
ve ayaklarımızın altındaki cam kırıklarıyla

derisini yüzdüğümüz tek gerçekliktir ölüm

aynada daha niceleri gizli

belli değildir içinde, kim ölü kim diri


XVIII - Ölüler Rüya Görür mü


ölüm, beklemekten ibaret bir hayattır

hayat, ölümden ibaret bir rüya

hakikat, eşikte bekleyen bir cellattır
belki de asıl mahkumiyet
zamansız bir unutuluşun içinde yaşamaktır

19 Mart 2025 118 şiiri var.
Beğenenler (4)
Yorumlar