Uhud Destanı

İşte Allah Resulü orada
Yanında Hamza
Tek tek ilgileniyor sahabelerle
Başlamadan o büyük mücadele
Müminler huzurlu
Müminler rahat
İnananlara zafer var
Zafer
Göklerden gelen vaat
Allah Resulü temkinli
Her şeyi gözden geçiriyor son kez
O da ne
Uhud dağı savunmasız
Gelse arkadan bir grup inançsız
Elli okçu seçiyor Allah Resulü
Hepsi de birbirinden güçlü
Elli okçu seçiyor Allah Resulü
İmanları;
Cesaretlerinin gücü
Sakın
diyor peygamber
Sakın ola
ayrılmayın bu tepeden
Düşman, kaçıp gitse de bu cepheden
Yahut başka bir sebep
Sizi yanına çeken
Ne olur ayrılmayın
Olduğunuz yerden
Uhud' da savaş var
Müminlerde büyük umut
Bedir' den gelen zafer müjdesi
Heyecanlandırıyor bir kez daha
İnanan herkesi
Düşman püskürtüldü zira
Müşrikler savrulmuş
Kaçışıyor dört bir yana
Savaş zaferle bitmiş gözükse de
Hakla batılın ayrıldığı bu yerde
Sinsi düşmanlar saklanmış bir yerlerde
Çıkmak için yeniden meydana
Sinsice bakıyorlar Uhud Dağı'na
Aşkla,
dağa dizilmiş kahramanlara
Okçular hakkında konuşuyorlar
Kendi aralarında:
-Baksanıza inmişler meydana
-Hepsi de ganimet telaşında
-Şu yedi okçuyu atlattık mı?
-Zaferin seyri
Döner tersine
Mahzun yedi okçu
Zira;
arkadaşları tepeden inmişler bile
Gitmeyin
Etmeyin
Allah Resulü'nü küstürmeyin
Nidaları yükselmiş en son
O yerde
Lakin
Yüzler çaresiz
Çığlıklar sessiz
Ne yapsalar hayır etmemiş
Bir kere
Yedi okçu kanlar içinde yerde
Melekler sevinç gözyaşlarıyla
Kar taneleri gibi
Şimdi her yerde
Yerde yatan şehitler
Tebessüm ediyorlar baksana
Çıkmadan ruhları semaya
Tebessüm ediyorlar
Yeryüzüne son defa
Savaş şimdi yeniden kızıştı
Ortalık birden nasıl da karıştı
Kansız biten savaşa kan karıştı
O büyük sarsıntı yürekleri
Nasıl da acıttı
Hz. Hamza gibi bir aslan
Vahşi'nin attığı mızraktan
Şehadet şerbeti içiyor şimdi
Herkes bağrışıyor
Münafıklar:
Peygamber öldü
Çığlıkları atıyor
Sahabe silkiniyor
Resul'ü sarıyor müminler
İçlerinde yanan korla
Allah Resul'ü teselli veriyor Uhud'da
Ben ölmedim
Hala sizinleyim
Müminler bir daha toparlanıyor
Heyhat,
nice şehit veriyor
Allah Resulü' nün dişi kırılıyor
Çok sevdiği amcasının yokluğu
Kanatıyor kalbini Uhud'da
Müminler
Af dilemek için
kuyrukta...
2007-2008
Samsun
Uhud
İtaat tepesi
Bir tarih dersidir Uhud
Ne zaman ki;
verdiği sözü unutuyor bir kişi
Sarıyor şiddetiyle
Titreterek herkesi...
Not: Uhud Dağı' nda kaybettiğimiz şehitlerimize ithafen yazılmıştır.
Yer: Okçular tepesi (1) bkz
Tarih: Uhud Muharebesi, 23 Mart 625 tarihinde (Hicri: 3-Şevval 7) de gerçekleşmiştir.
(1) Ayneyn tepesi : Hz. Peygamber'in Uhud Savaşı'nda okçuları yerleştirdiği tepe. Adını, eteğinde bulunan iki su kaynağından (ayn) aldığı tahmin edilen Ayneyn tepesi, Medine'nin 5 km. kuzeyinde Uhud dağına çok yakın bir mevkide bulunmakta ve aralarında Kanat vadisi yer almaktadır.
Uhud Savaşı'nın o çetin anlarını, inanç, sadakat ve ihanetin kesiştiği bir noktadan, destansı bir dille aktarıyor sevgili şairem. Savaşın atmosferini, kahramanların duygularını ve yaşanan trajediyi, ruhlarda derin izler bırakacak imgelerle resimliyor. Güçlü imgelerde bu şiir beni Uhud Savaşı'nın o çetin anlarına götürdü ve onlara inancın, sadakatin ve kahramanlığın önemini tekrar hissettirdi.
Ruhunun güzelliğine sağlık.Sevgimle.
Şiirinizi ve anlatımınızdaki duygu yoğunluğunun kalbimdeki aksi ile cenk meydanını dünya gözü ile görmek arasındaki duygunun neredeyse farkı yok gibiydi...Gönülden kutluyorum
Baksanıza inmişler meydana
-Hepsi de ganimet telaşında
-Şu yedi okçuyu atlattık mı?
Bazen bazı şeyleri sabiplenmek olmuyor şaire kardeş . İmansa benin ilanım kullanılmayı hiç sevmedi mesela.,.