Ve Kar
zamanı çözüp boynuna takan adamım
yağmurlarla sabahı selamlayan âmâ bir âşık
çürük namlularla sevgiyi öldüren kalleşlere
dönüp selam veriyorum gülüşümde kar var.
ne kış akşamlarında tutuşmuş ellerim
ne de kadim kelamların âlemi
kıskanır beni
tanrıya usulca içimi gösteriyorum
sızdırmayan bir dua gibi,
ama göz kapaklarım ıssız ve günahkâr.
bir hançer yarasıdır her an, bilirim,
ateşle suladığım o beyhude çiçekler
birden, bütün çocukluğumla geri gelir,
ama ben seni hep kırmızıyla anıyorum.
gel dedikçe, küfürleşiyor bütün kelimeler.
üstüne basıp geçtiğim harfler sarhoş,
her nefesimden tanrısızlık süzülüyor,
yanık bir tenekenin dumanı,
ne kahraman ne kurban olabilen,
yalnız bir âh’a sarınıyorum, bil,
çünkü sevda bir utançtan miras kalır.
karanlık hep dosttur, ey muzdarip aşina
gözümden akan yıldızlarla vurgun yemişim
tenime işlenmiş yalnızlık kuyusu
hangi dizeye sığdırabilirim ki seni
yağmalanmış şiirlerde giyinmişim.
aynalarda bekleyen kırık suratları
silmekle meşgul, rüyalarımı susturan
eski sevinçler.
ve ben ki, göğsüme mezar taşları asarım
sevgisiz kalmak çok moda bu şehirde
sen bana geceyi sakla,
çünkü kanayan her umut toprağına gömülü.
ihanetin rüzgarıyla sarsılan dallarda
şarkı söyleyen bir şair var, içten içe çürüyen,
yalvarırmış gibi anılara sığınıyorum,
çünkü sevmek artık bir jest,
bir kadehin dibi kadar sıradan.
gözlerinden yağmur çalıp baş ucuma koymuşum,
hatıralarla sarhoş, merhametsiz bir kalabalıkta
ellerim kelepçesiz gezer,
adım gibi bildiğim her yolu şaşırıyorum,
ve küllerimden doğan o eski güvercin,
uçamadan ölüyor, şairin nefesinden vurularak.
Güne yakışan şiiri ve şairimizi kutluyorum.
Can Bey kutlarım.
Ölmemiştir eski güvercin, şairin nefesiyle yeniden canlanmıştır olsa olsa. Şairin ve okuyucunun dünyasında sonuçlar değişir bazen. Tebrik ediyorum Can. Akıcı ve bütünlüğü olan bir şiirdi. Kar masumiyettir ayrıca. ❄️🌨️