Yalnızlık
takıldı kaldı bu yalnızlık bende
dolandı her yolculukta ayaklarıma;
boğazıma kadar kimsesizliğin içindeyim ;
dibindeyim okyanusların batık gemilerin sahibiyim
bir çocuğun dolabında eskittiği oyuncağım
sandıklardaki gizli kalmış eski bir mektubum, yalnızım
unutulunlar hep benim...
son dansın son bekleyeniyim bir masa ucunda
ellerim kelepçelenmiş birbirine usul usul çözememekteyim
kırık bir şemsiyem var yanımda
sadece kendimle yetinmekteyim yağmurda
duydugum tek ayak sesimle yürümekteyim
takıldı kaldı bu yalnızlık bende
sarıldı hiç bırakmıyacakcasına boynuma
orda bir yerlerde hayallerimi terk etmekteyim
her oturduğum bankta bir aşkın hikayesi
her söylenen ,her verilen sözleri işitmekteyim
o şarkılar sizin için sözlernmiş
ayrılıklar hep benim...
ne illet hastalıkmış bu yalnızlık
tek kişilik yolculuk dönüşlerimde
taşıyamadığım o ağır bavul,
oturduğum bir mahelle lokantasındaki
söylediğim o tek kişilik menü
kaçmak istiyor sanki benden
sanki tek olmayı benimle sevmiyor onlarda
bilip bilmeden, hesap soramadan isyan etmekteyim
gözlerimi dikmişim kavak ayğaçlarının yapraklarına
bir bahar için bin mevsim beklemekteydim
düşen tek tek yapraklar değil,benim hayallerim
kavak agaçları dinlermi rüzgarların arasından beni
özlemekteyim sesimi, yalnızlığın bedeli sessizlik
ben ömrümle ödemekteyim
düşen hayallerim olsun;
o son yaprak benim..
ne illet bir hastalıkmış bu yalnızlık
takılda kaldı hayatımda
onunla doğdum
onunla ölmekteyim..