Yolun Yarısında Atlar
Nehir çırpıntısı
Atların nallarında yankılanan ağıt
İçinden geçtiğim toz rengi zaman
Yürek atışı hikayelerin perdesi
Zaman ki,
Yolun yarısında
Donmuş bir anıt
-tenimde küllerin gül dövmeleri -
Rüzgara doğru tararken saçlarımı anılar
Fısıltıyla düşer melodiler
Her şey dalgalanırken,bir boşluğun harf yutmuş derinliğinde
Gece kırılır
Kaybolur gölgesinde suskun çığlık
Zaman,
Dilsizliğin simgesinde karanlığa döner
Yüzümde parçalar
Anlaşılmayan şeyler
Ki,
Ayna yalnızlığında uçurum derinliği
kuşlar
-tenimde küllerin gül dövmeleri -
Kısık ışıklı odalarda
Uzun soluklu hikayeler
Ve dağılan sessizliği pencerelerin
Çöl düşleriyle ceketlenen
Uykulu kent
Issız ağaçların gölgesinde
Sisli bir sığınakta
İçimden geçenlerin sesini dinliyorum
Her şey sisleniyor
Bir masalın düş aralığı
koynuna
Alnıma perçemi vurmuş ay
Yatıştırırken coşkun nehri
Uçurum renginde sesler
Uykusuz birer çocuk
Bir kanat haraketi uzakların ki
Geleceğe uzanan yolculukta
Ölümle yaşamın dansı
Sonsuz girdap
Çok sağlam bir şiir olmuş tülay hanım tebrikler.
O sonsuz girdapta kaç kere doğup ölür insan küllerinden...Tebrik ediyorum sevgili Tülay. Güller karşılasın şiir yolculuğunda yüreğini daima. Çok güzeldi yine.
-tenimde küllerin gül dövmeleri -
Şair işi ..
Kutlarım
Sevgiyle kalın 🌺
Tülay Hanım merhaba, o kadar derin ve çok yönlü bir şiir ki;
Tam ben söyleyecekken uçuşur dilimden kelebekler "Geleceğe uzanan yolculukta" Kanat sesleri kurtulur mu bu girdaptan Kifayeti sırtında havaleli kelimeler Bilemiyorum ya da bilmek istemiyorum (kabulleniş) Atların nallarındaki ağıtla Aralandıkça perdeler... Esen kalın şiirle kalın...