Weltschmerz / Dünya Ağrısı
Almanca'da bir tek bileşik kelime ile anlaşılan ama başka dillerde ancak açıklanarak anlatılabilen sözcükler. Alman dilinin yapısından kaynaklanan ilginç bir özelliktir.
-
Schadenfreude: Başkasının acılarından, yaşadığı üzüntülerden dolayı içten içe mutluluk duymak.
-
Zweisamkeit: İki farklı bedende tek kişi, ruh ikizi olmak.
-
Rückkehrunruhe: Yolculuktan sonra eve dönüşte huzursuzluk duymak, yabancılık hissi duyumsamak.
-
Weltschmerz: Var olmanın dayanılmaz acısı, düşünen adam sıkıntısı. Kelime tam olarak “Dünya Ağrısı” demek.
-
Geborgenheit: Birinin yanında kendinizi sonsuz güvende hissetmek, onun yanında huzurla dolmak.
-
Waldeinsamkeit: Doğayla (kelimenin başlangıcına göre; ormanla) bütünleşik hale gelmek, kendini doğanın bir parçası olarak hissetmek.
-
Torschlusspanik: Zamanın ne kadar hızlı geçtiğinin farkına vararak dehşete kapılmak. Zamanın akışından korku duymak. Kelime aslında geçidin kapanması anlamını içermekte.
-
Fernweh: Kendini bulunduğu yere ait hissetmeyip uzaklara kaçıp gitmek istemek. Sözcük birebir Uzaklık Acısı anlamına gelir.
-
Heimatlos: Vatansız, yurtsuz. Kendisi için hiçbir yer bir anlam ifade etmeyecek kadar dünyadan gönlü geçmiş kişi. Bir hukuk terimi olarak hiçbir ülkenin vatandaşı olmayan kişileri de anlatır.
-
Fremdschämen: Başkasının yerine utanmak, sanki kendiymiş gibi utanç ve sorumluk duymak.
-
Treppenwitz: Aklıma nasıl gelmedi, nutkum tutuldu, basiretim bağlandı, dilim bağlandı, niyeyse iş işten geçtikten sonra aklıma geldi. Ya da keşke söylemeseydim, söz ağızdan çıktı, sonradan farkettim. Kelime anlamı: Merdiven Şakası
-
Bildungslücke: Vermemiş Mabud, neylesin Mahmut. Yaşını başını almış ama dünyadan haberi yok. Hiç mi bir şey öğrenmedin?
-
Verschlimmbesserung: Kaş yapayım derken göz çıkarmak, düzeltmeye çalışırken berbat etmek.
-
Habseligkeiten: Aslında çok da değerli olmayan ama kişinin kendisi için parayla ölçülemez kadar önemli olan eşyalar.
-
Kummerspeck: Moral bozukluğu nedeniyle aşırı yeme sonucu alınan fazla kilolar.
-
Erklärungsnot: Birşeyi nasıl ifade edeceğini hatırlayamamak, o anda ne diyeceğini bilememek. Derdini anlatmak için kara kara düşünmek. Düşünceleri tıkanıp kalmak.
-
Ohrwurm: Kulak kurdu. Takılıp kaldığımız beynimizde sürekli tekrarlayan düşünceler, zihin içi konuşmalar, dile dolanıp sürekli söylenen şarkılar.
-
Reisefieber: Seyahat Ateşi. Yolculuğa çıkmadan önce duyumsanan korku, tedirginlik, huzursuzluk, heyecan.
-
Allgemeinbildung: Sağduyu, basiret, büyük resmi görme, bütünsel bakış açısına sahip olma, evrensel düşüncelere sahip olma.