Son Kitapçı
Şehrin en eski sokağında, tozlu rafları ve sararmış sayfalarıyla bir kitapçı vardı. Kimse bilmezdi onun sırrını; raflardan çekilen her kitap, okuyucunun hayatından bir sahneyi de beraberinde götürürdü.
Topluluktan taze mısralar — dakikalar önce yayımlandı
Bazen insan, dünyanın değil, kendi içindeki güzelliklerin tükenişine tanık olur. Nehirler susar, çiçekler solar, umutlar sessizleşir… Ve bir gün dönüp kendimize sorarız: Biz ne zaman bu kadar uzaklaştık insan olmaktan? Belki de asıl kıyamet, içimizde kopandır.
Papatyaya sevgj gösterip arkanı donmekle olmuyor işte anlasana
"Kalabalık dünyaların gürültüsünden uzaklaşıp kendi iç sesine sığınanların, bir fincan çayın buğusunda ve kalemin sükûnetinde bulduğu ebedi huzurun destanıdır."
Hayat bu, bazı aşklar umduğun gibi olmayabilir.
Bugün de bitti sessizce, Ben yine hatıraların kıyısındayım.
su bulanırsa girdap başın dolanırsa bir hap biliyorum
Bazı özlemler hiç bitmeyen bir yolculuktur..
Öykü ve deneme — topluluktan yeni metinler
\- Sizde bu ekonomik ortamlarda bir çok kere kredi başvurusu yapmış, bir çok kere de o kredileri kullanmışsınızdır. Yanılıyor muyum? \- Böyl…
Kibar bir gence bir arkadaşı eşek demiş. Şimdiye dek böyle bir hakarete uğramayan genç bunu hazmedememiş, düşüp bayılmış, bir türlü ayıltama…
Çünkü içinde olduğumuz sistemin normallerine dönüşmüş kurallar içinde yaşadığımız için bunların nasıl bir illüzyon olduğunu kolay kolay anla…
Bazı insanlar hayatımıza ansızın gelirler. Büyük gürültüden uzak, sessizliği ve köhne bir zamanın sihirli yanıyla “merhaba” der gibi. Ansızı…
Seans 2 : Dünyayı omuzlarınızda taşımayı bıraktığınız gün, nefes almaya başlayacaksınız.
"Mürekkebin ve kağıdın zamana meydan okuyan o saklı rayihası, insanı kalabalıkların gürültüsünden çekip kendi içindeki en asil sığınağa ulaştıran en sadık rehberdir."
*Bir yıl, bir ay ve bir gün,\ Dulnera'ya güller ile,* Nasılsın? İyi olduğunu umut ederek kendimin de pek iyi olduğunu söyleyebilirim sana. B…
İstiyorum ki kalemim siyasetten uzak dursun! Köşemde kır çiçekleri açsın. Gül dalında bülbül ötsün, muhabbet kuşu şakısın! \ İstiyorum ki ak…
\ Harput'a yani çocukluğumun geçtiği bende adeta bir kanser ya da verem tesiri yapan sevdalım mistik kente girişte evvela sizi Belek gazi bu…
Bazı depremler şehri yıkmaz, insanın içinden geçer. Dışarıdan bakıldığında her şey yolundadır; oysa insanın içinde hâlâ enkazlar, yarım kalmış vedalar ve dinmeyen sarsıntılar vardır. Bu satırlar, kimseye belli etmeden yıkılanların hikâyesidir.
Bir telefonla değişir tüm zaman...
"Yabancılar , doğmadıkları bir yere giden insanlardır."
-Bu kadar paraya olmaz?\ -Ne kadar istiyorsun?\ -Bak eğer yakalanırsam ben biterim. Madem bu kadar büyük riske atıyorum kendimi en az bunun …
Zihninde sürekli olarak başa dönen; durmadan, bıkmadan, yorulmadan dinlenen o şarkılar… Bir kentle bütünleşmiş, asfaltına sinmiş, sokak lamb…
Oysa aşk; tüm farklılıklara rağmen birlikten doğan o "biz" olma yolculuğu değil miydi?
*Oslo’da eylülün son günü. Bisikletimle Vigeland Parkı’nın o heybetli dövme demir kapısının önündeyim. İkindi güneşi henüz şehri terk etmemi…
Gazeteciler...
Şansı yaver gitmeli bu hayatta.
Son yorum yazılan başlıklar
Editörlerden uzun soluklu okumalar
Türk ve dünya edebiyatının kalemleri — hayatları ve eserleri
Günün sözü, öne çıkan üyeler ve tarihte bugün
“Yazmak, düşüncenin en saf halidir; kelimeler sessizliği biçimlendirir.”
Edebiyatla editörlerinin seçimi
Şehrin en eski sokağında, tozlu rafları ve sararmış sayfalarıyla bir kitapçı vardı. Kimse bilmezdi onun sırrını; raflardan çekilen her kitap, okuyucunun hayatından bir sahneyi de beraberinde götürürdü.
Şiirlerinizi, öykülerinizi ve denemelerinizi özenli bir toplulukla paylaşın; 25 yıllık arşivde yerinizi alın.
Edebiyatla'dan seçilmiş şiir ve yazılar. Dilediğiniz zaman ayrılabilirsiniz.