Bir Mutluluk Yanılsaması
Bu kent sabaha soyunmakta...
Yoksunluğun ve ben,
Yine baş başayız!
Ürkütür beyaz komploların,
Uykuya çaldırmam gözlerimi...
Korkutur beni aşkının yüceliği!
Ne arsız sevişmelerin dünkü tadı,
Ne de yarınların acı kaybı.
Mitolojik bir baş ağrısı,
Seni anlatmanın en kolay yolu!
Sarhoşum oysa bir duble içmeden,
Efkarlıyım belki de dumanını içime çekmeden.
Bu nasıl bir kısır döngü?
Yazacak mıyız bu oyunu?
Şimdi ıssız sahil kasabaları saklar seni,
Belki de bir kır evinde derersin çiçeklerini.
Güneşin batışına mütakip bir gece ayini,
Sabahın ilk ışığını beklersin hırçın bakışlarınla.
Ne kolay vazgeçebilmek?
Herkesten farkın yok diyorum,
Anlasana...
Kimsesizlik merhem olmaz yarana.
Solacaksın bahar üstünü açtığında!
Taht kurmadım kalbine,
Yok hiç ısıtamadım yüreğini.
Saçların bile dolanırken ellerime,
Yüreğin hep buz tutmaya mey'letti..
Sensizken hep sessizdi iklimler,
Gidişin yağmur getirdi
Sel getirdi...
Amaçsız fırtınalar ruhumu kirletti!
Gel şimdi;
En vazgeçilmez anımda.
Gel ki, güller kurumuş olsun dalında.