Dilleri Kesilen Gecelerde Kırılırken Düşlerim
Küçülürken gözlerinin sinesinde yüreğim
allanır, hilkatinde yeşillerim
ve cebelleşirken ahraz dilinde sözlerim
inciler düşer
gurup kayar kirpiklerinden
harelerime sisler çökerken
tutunamam güneşinden.
Şimdi isimsizdir
mevta olurken demeçlerinde faillerin
kelimelerin parsellenir istiflerimde
yıkılırken özleminde çeperlerim
avuçlarım yanar gölgelerinde.
Ah....okyanus gözlerimin derinlerinde yüzerken, üzerine hicran ateşlerini düşürdüğüm sevgili....yosunlarımda tüneyen hislerini asla affetmezken hayat, ben kuytularında senden habersiz ve hala firak işlemeli siyah elbisemle dolaşırım ağlarken çaresiz.
Hani vardı ya,
Saliseleri durduran, alevden öpüşlerin
ah...inceden sızlarken şimdi leblerim
bir ucu sen çizgilerimden
asılır -di- li geçmiş takvimlerim.
Kanlanırken, şiirlerin beyaz sayfaları
karışır harfleri
usulca, firar eder kafiyelerin.
ve sayfalardan
gemiler yaparken parmaklarım
kasvetle karşılar
fersahlarda su bakışlı iyotlar.
Yüklenir güvertelere hazanlar
Ve hırsız martılar
şifa niyetine yutarken liriklerini,
kollarını artık kapatır gamlar.
Şimdi,
sevişir kanlı dizelerinle püsküllü firkatin
dimakları susar zamanların
dilleri kesilen gecelerde
kırılırken düşlerim
uyku tanımaz
çarşafları menekşe kokan döşeklerinin,
mor satenli yastıklarında gözlerim.
Sevdiğim hangi mevsimdeyiz, aylardan hazanmıdır yoksa... ya da bahar mı geldi takvimlere....Uyanmak istemem, şimdi nurlar yağarken düşlerime...
30-11-2010 ---19.00