Düş(ük)ler Hediye
açık yaralar kolayca kapanmaz, unutulmaz...
yosma çarşaf!
bir kuş kafesi, fazlası yedi renk boncuk
afyon sakızı ökçe altında...
kara kız, bir sabun köpüğünde; düş(ük)ler, hediye...!
çevirsem gözümü
ve
dinlesem gardiyanların kara saplı bıçak gibi sözlerini
korkarım sırtımı parmaklığa emanet etmeye
dün gece Tanrı, yedi renk boncuktan kuş yapmayı öğretti
hangi kuşu uçursam aklımın tel örgüsünden
bir acı daha yitip gitti suretimin gölgesinden
bütün kuşlar geri döndü,
konar-göçer görüş günlerinde
acılarımı, infazına karar ileri bir tarihe erteledim
kaçamadım zamanın sürgüsünden
gavat yastık!
biraz olta misinası, fazlası yedi renk boncuk
saksıdaki ot, dilimin altında
kara kız, iğnenin bir ucunda, diğer ucu ben
bu gece Tanrı, yedi renk boncuktan tespih yapmayı öğretti
bir aya bir çekirdek otuz üç zeytin çekirdeği
hangi parmağımla itsem ve çevirsem zamanı tersine
bir gülümseme yayılır dudaklarıma
nereye sürüklesem f tipi bedenimi
uzar gider gölgem
darağacının gövdesinde; imame hediye...!