D/üşüyoruz Ben Ve Siz
Uykusuzluk yastığını dövüyor
Gözümden salkım tanesi göğe yağmurlanıyor
Çatısız bir bütün hüzün /takıntım
Damlasam ne var z/amana yenilmeden...
_Derin uykuda o gülen çocuk yanım_
Koyusuna sığınıyor ay ışığı yalın yalnızlıkların
Yalım sözcükler uçuşuyor sisliklere
Eza sürüyor serencam parmak boğumlarıma
Tüllenen seda çığrışıyor zikrinde...
_varmak vardı o bildiğin sek sek sokaklarına _
Dizinde okşasam saçlarını avuntuların
Yeniden yaşanır mı bu ezinç...
Kendimi kurban etsem de yusufun çukuruna
Yine sokuluyor ay zehriyle s/usuma
Nasırlarım acıyor...
Tütün sarı bir ağıryla
Bir taşra kasabasının ortasında
Yüzümü lifleyen güneşten bihaber
Dudağımda gri müebbet dumana dünümü sarıyorum
Mevsim yalnızlığında y/akıyor
Albenili kar beyaz düşlere
Saklanıyor özlem...
Sedef sevdalar b/ulaşınca kavgamın dallarına
Irmağa düşüyor kanatlarım
Kalıp duvarlar arasında sükûnet
Yüzünde keder
Ilgın fısıltılar hür
Çırılçıplak gölgemde debelenen gülüşler mosmorken
Nefesim kanıyor romatizmayla/bitti mi yürek eyvah!
_Yarım bir yanım d/üşüyoruz ben ve siz_
Dolanıyor nabzıma hayaller/umutsuzca
Yarına iner mi yine karanlık/tan damlalar...
Sus kilit dilimde
Ellerimle boğduğum yaşlı bir veda varken
Sevinemiyorum gelene...
Yorgunluğum kelimeleri kanatırken
Tenimde isimsiz bir gölge
Sus diyor! ...
Dişlerimin arasından buz kesen sesim
Sus diyor
S/us
Serçe cıvıltılarını dinlemeliyim...
Karalama bir hayatın eteklerine topluyorum
Güneşi görenlere hibe çığlıklarımı...