Eftelya
eftelya, öyle sessiz bir yıldızsın ki , uzağa çekilmiş,
gözlerime toplanırken kırlangıçların feryatları
akşamların kasırgasını kopartıyor yüreğim,
unutulmuş bir adres oluyorsun soluduğunda gece yarısını
geçerken tepetaklak düştüğüm bir uçurum oluyor sana duyduğum aşk
çiçeklerin koynundan kopartıldı çoktan
kırıldı baştan başa yanına sokulamadığım bu şehir
bir tutam yanılgıydı belki, her bakışında rüyaya daldığım gözlerin,
avuçları kanlı mevsimler dolaşıyor kıyılarında
yıkık dökük yel değirmenleri gibisin artık
buruştururken yüzünü ay, gecelerden birinde
seni ak saçlı bir limana bırakırken
sevdamı bir türlü söyleyemedim ama
kaçıp gideceğim bir firar gecesiydin
yüreğim kadar solgun
eftelya, en nazenin düşlerin gökyüzüne ağıt olurdu
gül yapraklarıyla saklardım gözyaşlarını meleklerinin
ne umut, ne huzur, ne de mey
insan yalnızlıkta kucaklamalı günü derdin
en küflü duyguların arasında
sakın gramafonda nihavent şarkılar çalmayınız
unutulmuş hazlarında ilk aşklarının
bırakınız hayat kendi anlatsın eftelya'nın hüznünü...