Elveda
Sabahın ıssızlığında aradım benliğimi
Uzaklardan baktım mavi ummana
Parıl parıl gelen dalgalara yazdım ruhsuzluğumu
Geçip giden günlerimi aradım kıyıya vuran her asi dalgada
Merdivenlerini tek tek çıktığım
Köprünün orta yerinden seslendim hayata
Ya gel bir umutla ya bırak beni diye.
Genç bir bedene ihtiyar bir ruh giydirdim
Sustum çaresizce anlattım derdimi sessizliğime
Yüksekten baktım bu defa denize ,
Kumsalına gömdüğüm anılarıma inat.
Bir inci gibi bıraktığım umudumu aradım balıkçının oltasında
Denizin mavisiyle karıştı göğün rengi
Mavilerin içinde aradım karanlık ruhumu .
Bir anlık heveslerin acizleri ayaklarımın altından geçti
Küçük bir eli tutmuş bir sevgi eli tam ardımda
Kavuşamayan aşıkların acı çığlıkları çınladı kulağımda.
Sabahın erken saatlerinde sabahın uyanmasına beş kala
Sabah ile gecenin vedasını dinledim.
Daha bir sustum daha bir küstüm hayata.
Aradığım benliğimi gömdüm kuru toprağa.
Şimdi susma vakti her şey kendi diliyle konuşsun
Deniz gökle aşkını yaşasın
Gece sabahını kovalasın
Daha bir sarılsın ot toprağa
Yağmurla güneş inatlaşasın
Asık yüzüm seyre dalsın masum yarınları
Umudumu unuttuğum yerde bırakıp gidiyorum
Elveda sustuğum günlerim
Elveda yaşayamadığım hayatım
Ve son elveda hazan ı bekleyen gözlerim...