Hasbihali Aşkı Yandıran
Ne zorluğu var bunun insanın kendine varması kadar yüksenecek ?
Sonucu merak edilmeyen ilgisiz bir soru gibi takılıp kalarak çengele
Askılıksız boşluklarına halden havadisizlikler kurdelenmekten
Endişelere saplı kalıp pür yasın..?
Bulutlar dağıldıktan sonra nasıl olsa usuul usul
Islanmış gözlerini sileceğine gökyüzünün
Ne luzumu var sanki yok saymanın hiç dönmeyecekmiş gibi
Kaybolduğu görünmezler uzağında sanarak Güneşi..?
Delilere divane olup
Karanlıktan karanlığa çıralar yandıran çalgın şavkılarla herbiryanda
Hani derim ki sen de sen olup
Aç ve susuz koymayasın kalbini çünkü
Senin de yolun böylesinden yanadır
Belki bana
Belki sen gibi bildiğin bir başkasına
İnsan güzelliği yüzlerde görüşmek için kolkulaç can atan
Aralarda öksüz bırakılmış eksik sözlerini tamam etmelerin
Gönül güzelliği ve kalben hasbihal dilliliklerine
Sen de çık o dipsiz ve bitmesiz saklambaçtan
Ve aç penceresini perdesiz gizlendiğin günün ve orada ol..!
Nerde olmak istiyorsan oraya göçüp konmaya
Çünkü altı üstü kelebek uçarılarından üç..
Bilemedin beş günlük göz açıp kapayıncayalarrın...
Aklına bile gelmeyecek hayal ve düşlerle
Ne zorluğu var ki bunun kendini nefeslenip ..?
Yüreğinin kırıntılarından katıklanan yolcusu olmaya
Dahasının üstesinden çünkü
Bilemezsin bile nasıl ve nezaman yangın yerine vardığın
Aşkın
Bizzat kendisi gelecektir
Aralık / 10