İhaneti Boynundan Öpüyor Veled-i Zina
İhaneti boynundan öpüyor veled-i zina
her taşın altında bir yılan mutlaka
biz renginin derdindeyiz, sen ne diyorsun?
Gözümden sekerek geçiyor
hüzün rengi seslerin yaramaz hızma gülü
uygun adım bir ıslık dilinde
kentin kapısı süvarilerin adımlarıyla
sarsılır
Ah ne keyiftir özgürlük
Irmaklar aktı
yarıklar kapandı
Topraklar düzleşti
kan izi resimlerde kaldı
derken
Derinden bir sızı yükselir şimdi
Sızıya bir de türkü eşlik eder
?'Hey on beşli on beşli'
Bilinir mi
Bilenir mi
zaman
Umarsız ve yılgın
Yol alınır alınmasına da
O kemikler ilenerek dillenir
Semada benzersiz sağır kızlar
Gürültüye ram olur
olur da siner
Yarılmış ayaklarında yırtık çarıklarıyla
zemheride düşenler de
sıra sıra endam eder
gün gelir zaman geçer
hak edilmiş bir nimet taşınır baş üstünde
ağır gelir zül olur kara güneş
acıtır inanan kalpleri
inanmayanlara gün doğar
bayram olur
kılıçlar çıkar kınından
takkeli kelp gölgesinde
çatal dillilere biat için ant içenlerin
baldırana bulanmış hançerlerine karşı
inanmam
inanamam
bunca yalana secde edenleri gördükçe
isyanım arşı aşar
bulanır geçmiş
lığ çamura batar
ah yalancı bedbin fahişe
dilerim davun çıkar adına da
lain dilin lâl olur
Ey rahmetinden umut kesmediğim
Güneşini yeniden yarat
grimuson
10/08/2014