İstanbul
Yokuşa çıkar her yol
Garip bir soğukluk
Bu günlerde...
//Dönüşü olmayan bir sevda
Yaşayan bilir seni istanbul//
Sana doyulur mu?
Çığlıkların dalga dalga hırçınlığın kayalarda
Ahh,
Boğaz'ıma düğümleniyor özlemlerin
Gözlerimde tütüyorsun
Seni içine çeken anlar İstanbul.
Vapur güvertesinde
Seferi bekler acıkan martılar.
Yolcular eşlik eder simitle.
Balıkcılar gün batımında
Umutlu gözlerle doğan güneşi beklerler.
Gökyüzü örtüsünü bırakmış
Suyun üzerine mavimsi bir sevda
Kızıl bulutlar, şarap tadında
Seni yudumlayan bilir İstanbul.
Bir kadın kala/balıkta
Bir tel örgü yüreğinde
Yürür özgürlüğe...
Doyamıyorum sana
Asılıyorum kollarına
Ayrılamıyorum ki senden
Canım şehrim.
Baştan çıkaran büyünle
İncin gözlerde.
Dokunamıyorum, her yanına
Kayboluyorum güzelliğinde
Sevdasın
Özlemsin
Türküsün dillerde,
Yaşadıkça çoğalan hasretsin
Aşksın sevdasın İstanbul.
***********
(Geleceğe dair hayallere gebeyken geçmişim;
gözlerin ebe olup doğurtmuştu bakışlarından aşkı ah İstanbul)
İst, 11.01.2012