Kaktüsoidal Kalp Ritmimdeki
yalandan bir şiir, masaldan bir şehir olsak.
bataklıklardan çıkıp çukurlarda boğulsak.
bir flama olsak arabalar bizi ezer mi ?
çatılarda deve kuşu yumurtaları gezer mi?
yumurta siyah olur sen beyaz olursun toz olur.
hakiki sade boyoz olur
çayımın şekeri iki.
yıllar önce öldüğümü kimse bilmemeli.
saat on olmadan eve dönelim geç olur.
kübalılarla güreş biraz güç olur.
dilimdeki sürçüş dudaklarında öpüş olur.
seni sevdiğimi söyleme biraz gülünç olur.
ızdırap dağlarında rüzgar eser mi ?
senede bir gün hasreti keser mi ?
çuvallara patates doldurup soysak keşke;
birbirimizi değil kabuklarını patateslerin,
yaz gelince havalar zaten ısınır.
kavalı dinleyince uyudu mu koyunlar ?
elmadan bir ısırık alır mısın babaanne ?
darılır bak sana sonra takma dişlerin!
sarılır bana gökkuşağı salkım salkım
senin dişlerin babaanneminkiler kadar güzel mi ?
tebessüm ettiğinde görürüm kesin.
vapurlar kara da yüzüyor
sen görmüyorsun tabii ki gözlerin kor
elime aldığım kalemler korkuyor
kaplumbağalar mor sen onları yor
gülüşünü belli etmeden bunu yapabilirsin
o zaman seni inşaat etmeleri zor.
topuklu tüfek mermileri geliyor
seni ben korurum.
Rabbim ikimizi korur.
sıkıştırılmış taşlar sektirsek çocuk havuzunda
taşan kelebekleri hesap sorduğunda kaçıp
yerleşsek ücra bir kasabın kan gölüne
göğsümüzde birer yaprak gülle,
o zaman anlayacaklar seni sevdiğimi
ben anladığımda çok geç olursa
denize gireriz bu sefer üstümüzde tülle
kimse bakmaz dürbünle, merak etme.
köprüden önce son çıkmayıp
senle devam edince
varacağımız yer.
ah ne hoş bir girizgahsın hayatıma.