Liman
Hayatın kaynağı
sarışın
yukarıdan
izlerken
limanda çalışıyorum.
Saat 09.00
fakat sarışın
bizi pişirmeye kararlı.
Limana gelen
araçları yönlendirmek üzere
birinci iskelede bekliyorum.
Henüz gelen giden olmadığı gibi
gölge biryerde yok.
Dizili yatlar üzerinde
harikulade kıçlar ve bacaklara
sahip kızlar fink atıyor.
Renkli bikinileriyle zıplayıp
oynaşıyorlar.
Saati ve elimdeki listeyi
kontrol ediyorum.
Henüz gelen giden olmadığı gibi
gölge biryer hala yok.
Birara
işin canı cehenneme
dedikten sonra soyunup
denize atlamayı düşünüorum.
Fakat vazgeçiyorum.
Kızlara bakıyorum sonra
Hepsi hayat kaynağı...
Siyah bikinili hatun
geminin dümenine geçip
poz veriyor
kase kıçını
sallarken.
Böyle kızları sokakta göremezsiniz.
Halkın arasına karışmalarına izin verilmez.
Getirildikleri pahalı araçlardan
daha pahalı olan yatlara çıkarlar.
Ve güneş bile yakmaz onları.
Aksine severler güneşi.
Dümeni sallıyor kase kıç
bir sağa
bir sola
kremden parlayan teni
titreyerek...
Saati kontrol ediyorum
09.15
Henüz gelen olmadığı gibi
gölge biryer hala yok...
Kızlara bakıyorum
bacakları bana
çöp konteynırında bulunan
bir kadına ait
kesik bacak haberini hatırlatıyor.
Tek bir kadın bacağı.
Bir hastaneden karışmış
kangrenli bir hastanın bacağı olduğunu yazmıştı gazeteler.
Kim kesilecek bacağın tırnaklarına
yeşil oje sürer?
Hasta ruhlu sapık tarafından katledilen
bir kadın olma ihtimalini
sanırım sadece ben düşünüyorum.
Neyse diyip
kase kıçlı hatunu arıyorum tekrar
fakat yok
yat iskeleden ayrılmış...
Güneş altında bir hayal kalıyor geriye.
Saat 09.30
beyaz bir araç yaklaşıyor uzaktan
elimle durmasını işaret ediyorum
duruyor...
Buarada
gölge biryer
hala yok...