Mevsim Sus Benimle
geçerken ruhuma denk günler hece hece
kulağımda titreği bulut sesli mevsimsiz yağmurların
minder kenarına oturan sen çocukluğum
izlerin mor salkımlı duvarlarda/
duvarlar ne konuşur küçücük ağzınla
uyandım ölüm korkusuyla ağaç gölgeler/e
ve diyordum içime...
koklar gibi mavisini kaygısız denize
çatlayarak düşerken gülüşler ufuktan
nefes alıyordu yüzüme değen toprak
şimdi bir avuç ateşinizden lahza tuttum
uzanan ellerime
diyordum
bulacağım gözlerimde perdesi çekilmiş anıları
hangi yana indi güneş ve ay
aynamda giz suretleri
dokunsam kim seslenecek
çabuk söyleyin gecelerim hangi iklimlere ölecek
-günahlarım affedilmiş takvimler mi gün-
işitmek istiyorum
koşmak yitik adresinize
kalbimde rastladığım herşey ihtiyar
avuntularım ölü güvercin içimde
ya babamın rengi solmuş düşleri
ağlamaklı...
akıyor kalabalık yalnızlığıma
-koluma giriyor doğmamış sevinçlerde eski baharlar-
yine uzunca bir yol başlıyor
sizsiz ve tesellisiz
geçiyor kol kola sevişmeler usulca
siz uyurken sularda
var mıydı yanıbaşınıza göz koyan gövdem
nereye gitsem içim dışım sürgün
ve şimdi mevsim sus benimle