Ne Zaman Seni Düşünsem
Ne zaman seni düşünsem;
tırnakları kanar ellerimin,
yüzümün öfkesinde gezinirken...
Saçlarımın aklarını okşarım,
dudağımda bir hasreti bestelerken...
Ne zaman seni düşünsem;
perdeleri kapanır ömrümün,
kapıları çarpılır yeniden...
Fırtınayı nefesimle tüketirim,
yanağımda gözyaşımı besliyorken...
Ne zaman seni düşünsem;
tükürmek geçer içimden,
kulağımdan bir vedayı yutkunurken...
Yüreğimde uçurumlar büyütürüm,
yatağımda boşluğunu okşuyorken...
Ne zaman seni düşünsem;
musallaya yatırırım gençliğimi,
dönüşünün talkımını bekliyorken...
Öldüğümün gerçeğiyle halleşirim,
yaşadığım yalanıyla dertleşirken...
Ahh,
olmuş, olan, olacak;
kalmış, kalan, kalacak;
bitmiş, biten, bitecek;
kefen, taput, mezar;
ve sen!...
YÜREK ASTARIMDAN: Son kez elimdeki çay bardağını çarptığım masadan çıkan sesin, beni, elimdeki kanı görmeye itene; elimdeki acıyı içimdeki acıdan hissetmediğimi anlayana kadar yaşamıştım!...