Neşter
ve son dedi şair!
ıslıklarında ıslak bir gülümseme belirdi.
makam koltuğunda ayrılık şarkıları oturan;
ölüm gibi ani,
zulüm gibi fani bir aşk tuzağında yeşertti sevgileri...
zor olan gitmekti.
titremedi elleri,
ve bir neşter vurdu şah damarına.
süzülürken boynundan aşağı ılık hasreti,
yazdan kalma akşamlar yaşadı hoyrat bedenin kıvrımları.
bekledi.
ölüme beş kala geleceğini bile bile bekledi.
sesine bir düğüm attı,
gözleriyle haykırdı sevdasını...
kimseler görmedi, bilmedi.
nice yağmurlar yağdı saçlarına,
nice gemiler demir aldı limanlarından...
...
bir yıldız, kaymaya hazırlanıyordu gökyüzünden.
ölüm,
elini kolunu sallayarak girdi kapıdan
sesine bir düğüm attı,
ve gözleriyle fısıldadı ismini..
bekledi.
ölüme beş kala gelecek diye bekledi sonsuza dek.
gelmedi sevgili.
o yıldız hiç kaymadı gökyüzünden.
...
ölüme beş kala zaman durmuştu.
gözlerine bir düğüm attı,
son nefesiyle haykırdı sevdasını.
ve son dedi şair!