Pesimist Coğrafya Tuali
Dieses Gedicht wurde am 12.01.2022 zum Gedicht des Tages gewählt.
*mal şewitî;
ji germa havînê mij û dûman e
Ağlamaya
anlamadığınız dilin ağıtlarıyla başlıyorum.
Ötekiliğin mendiliyle siliyorum,
musallat acıyı...
Ben çokça hüzünsem,
koza yapalım.
Biraz da siyahsam,
tırtıllar ülkesi kuralım.
Takatim yok çünkü;
kırgınlıklarımın sırlı yerinde
kanatsızım nicedir,
öleyim bu yüzden kelebeklerden önce!
Bir çocuğa bir oyuncak alınsa da
bir oyuncağa bir çocuk bulunamadı.
Haydi çocuklar;
gelin uzaklaşalım şu kirli yeryüzünden
bir gökkuşağı olma şansımız halâ var!
İnsan;
çok zalim.
Çocuklar yanarken,
fok balığı intiharına meyillidir kalbim!
İnsan;
elma hırsızı seyirlik vitrin.
Yine de giysileri ütülü,
suratı makyajlı çevreci,
yüreği kırış kırış,
uzaya yakın kendinden uzak,
yengeç kıskaçları görünecek
adındaki eşref-i kaldırsam!
Sen,
filleri özleyişimsin...
Cebine ebabil taşları sakladın!
Zulmü izledin sadece
ey yaratılan!
Yüz çevirenler,
pazar uykusunda...
Yuvasının enkazına sığınan leylek,
tek gerçek!
Dicle,
kuşların ruhlarına fısıldar.
Irak acılar büyüten Deniz'in sesi,
çok uzak!
Cehennemi cismine sığdıran anneler,
yıkıcı barbarlığın tenceresine
çocuklarını gömüyor olmalı.
Çağla mevsimi neyime benim;
yaşasın,
toprakları mayınlı dünya görüşü!
Boşaltılmış bir köy gibi
yutkunup kalıyorum
kim bilir, neden?
Öyle kolay ölüyoruz ki
yaşamak acı vermiyor,
duyarsızca başlarken mekanik güne!
Düşünüp ama konuşamadığım dille
cevap veriyorum hayata:
işaret ve orta parmak birlikteliği
haylazlığıyla...
Disiplin suçu doluyum bu yüzden,
düşünmeden konuştuğum dil
tanıyor beni!
Kaybettiğim gözümdeki fer
gölgeyi ve ışığı izlemez, neden?
Herkes en çok kendi köpeğini sever
düşün
ki kendi köpeğinden
ayırsın seni bu eylem!
İç organlarım kayıyor,
çocuklar bu dünyaya ait değil!
Elinde oyuncak olan cesede,
ölümsüzlük verilir...
Gözüm çok tozlandı.
Susalım...
Tuza dönüşüyorum;
kurumak da sayılabilir,
bu ağlayış!
Sürgünlüğüm ve kırgınlığım,
uykusuzluğumdan saklıyorum sefaleti...
Nicedir rüyasızım;
akibetini bilmediğim coğrafyamda,
büyütemiyor mutluluğu mikroskobum!
Deşse de feryadımı tümsek aynalar,
eş/Siz kuruntular besliyorum fanusta.
Çoktan
utancımız deldi atmosferi,
hiçbir gezegen paklamaz bizi!
İyileşmeyen yara,
insanın kendine alışması kadar vahşi!
Okşanadursun demografi
acılarımın fayında trombositler
bileklerim diz çöküyor
mitoz bölünmeler karşısında...
Ey kedilere gülümseyip kuşları vuran;
partizan bir kan dolaşır,
militan damarlarımda...
Ey kudurgan güç
yani kanım,
damarlarımın çeperine sığınıyor
akamıyorum
yitirdiklerimin toprağına...
* evim yandı; yaz sıcağı, sis ve duman