Provakatör Şiir 2-3
(2)
n'olur kuşları sevmeyin
onları öldürecekseniz
n'olur kuşları sevmeyin
beceremeyecekseniz
benim kendimden öte
yaşadıklarımdan çıkardığım
tekerrürsüz çıplaktı aynada yüzüm
benim senden öte
kendime çaldığım
menevişlenmiş yalnızlığın
n'olur kuşları sevmeyin
onları kafese tıkayacaksanız
hürriyeti yakmaktı dersiniz
sevdaya ölüm orucu muydu tokluğunuz
kutsallığında yıkandığınız şu su
sizi temizler mi
şamar gibi inerken simsarlığında
kanatlarını yakmayın
benim kederden öte
kaderleştirdiklerim
gözyaşlarımdı
ılık ılık damlayan
n'olur gökkuşağına bakmayın
onun güzelliğini göremeyecekseniz
katledecekseniz renklerin ebemkuşağını
ve siyahı tüttürecekseniz
acılarınızla zerk ederek
iki vakitti hayat
doğum ve ölüm
benim kalemleştirdiğim sevgili
kalemden düşen mürekkepten öte
kelamlaştırdığımdı
bağrımda
gece yanarken
...
(3)
kaldırımlarda hüzünlü şarkılar
caddeyi yıkarken yağmurla
benim kendimde bulduğum
senden kalan yadigar
boynumda
menevişlenmiş yalnızlığın
köşesinde eskirdi kalbim
sokağı dönmeden
gölgesi çekilirken güneşin
oyunlar çoktan bitmişti
ki çoçukların sesi kesilmiş
...
n'olur özgürlüğü yakmayın
diyeti ödenmiş hürriyeti
ceplerime sıkıştırırken siz
n'olur özgürlüğü kuşlara bırakın
?'çiçekler açmaz kuşlarsız?'
uçsun dere tepe demeden
patikalarda
n'olur kuşları kafese tıkmayın
benim kendimce doğru saydığım
sizin kalıplarınıza örtüşmeyen
kabuğunuzu kırmayan
müjdeydi komünistliğim
lakin sizin herşeyi sömüren
maddeselliğe düşen
egolarınızdı büyüklüğünüz
arşınıza vurunca kapitalistliğiniz
n'olur sömürmeyiniz
daha çok masal okunurken üstelik
uykulardan önce
kirletilirken atlaslar
eksik kalır mı çoçuk gülüşlerimiz
doğuşlarımızdan da öte
benim denizden çaldığım
menevişlenmiş yakamozlarım
onlar durur, çoğalır göğsümde
n'olur çok uğraşmayınız
size benzemeyeceğim
sahi ya siz hiç mi martı görmediniz
çığlık çığlığa
efil efil
...