Ruh Tutulması
Dieses Gedicht wurde am 24.12.2010 zum Gedicht des Tages gewählt.
/Yağmalanan hayatların sahipsiz paslı rayları
ahları saklıyor vurgun işlenmiş bakışlarında../
Sus yüreğim
yalnızsın
ölüme hasret
toprak bağrında
ve hiç yazılmamış
hiç okunmamış
bir şiir gibi
eski ve yorgunsun
Anka'ya hasret gözlerinde...
...
Dolunay büyüten ellerim
hıçkırık tutmuş kalemim için telaşta
ve yıpranmış k/ağıdım önünde
harfler dilsiz kapı
kırkı çıkmamış acılar
umutsuzluğu soluyan bir nefes
ve hüzünlerim
suskun göğün çürük gölgesi
gül esintili rüzgarın yelesinde
izlemekte
bedenime müptela ölümün
tam ortasında atan umudumu
Ve
bir şarkının üşümesi
bir sonsuzluğun çığlığı
ruhumu direnmeye sürükleyen
kuşların bilinmeyen nefesi
belki de
bir yok oluş bir var oluş masalı bu
toprağın yürek fırtınasında
asırlardır ekilen
ama biçilmeyen
bu yüzden
külrenginde tükenir sanıyordum
kırmızı gülün salası vakitlerini
yanıldım yine...
...
Bir dua yüzünde
önce alışıyorum
sonra anlıyorum
ölümün asaletini de
yinede korkuyorum
kirpiğimin nemli gölgesinde
gözlerim kırgın düşlerde
sustum
ve biliyorum
herhangi bir gecenin koynunda
anlamını yitiren zamanlar
susa susa ölüme söylenir
bahanesizim işte
kaybedilmiş çocukluğuma
ve geç kaldığım oyunlarıma
git ölüm
bugün bensizim...
...
ahhh
anlamı yorgun hayatın ellerini arıyorum
düşüyorum çünkü doğmamış günlerin sesinden
ve yıldızları topluyorum dağınık saçlarıma
alışıyorum şimdiden yokluğuma
öyle sebepsiz
kapatıyorum şimdi ruhumun odalarını
adım bir minarenin dilinde
ıslandı
ıslanacak
dalgın
suskun
ve yitik
ardım sıra şimdi kelimelerim ...
Sıska ağaçların kına kelebekleri
ölüm sessiz zamanların fırtınalı gölgesi
dili bilinmeyen
ruh tutulması bu
biraz zamansız
biraz amansız ...